Dosya olarak kaydet
HAZIRLAYANLAR
I. BÖLÜM
İSLAMİ
YAZMALARIN TARİHÇESİ
1-
YAZMALARIN DOĞUŞU VE GELİŞMESİ
2-
İSLÂM DÜNYASINDAKİ ÖNEMLİ ARAPÇA YAZMA KOLEKSİYONLARI
3-
YURT DIŞINDAKİ TÜRKÇE YAZMALAR
4-
DÜNYANIN DİĞER BÖLGELERİNDEKİ İSLAMİ YAZMALAR
5-
İLK TÜRKÇE YAZMALARIN ORTAYA ÇIKIŞI
II. BÖLÜM
OSMANLI
KÜTÜPHANELERİ
1-OSMANLI
KÜTÜPHANELERİ
2-İSTANBUL'DAKİ
YAZMA ESER KÜTÜPHANELERİ
3-ANKARA'DA
YAZMA ESER BULUNAN KÜTÜPHANELER
4.EL
YAZMASI ESER BULUNAN HALK KÜTÜPHANELERİ
5.EL
YAZMASI ESER BULUNAN DİĞER KURUMLAR
III. BÖLÜM
YAZMA
ESERLERDE METODOLOJİ
1.DÜZEN
2.DEĞERLENDİRME
3.TELİF
METODLARI
4.YAZMA
ESER TÜRLERİ
5.
TASNİF VE KATALOGLAMA
6.
YAZMALARIN TESPİTİ İÇİN GEREKLİ BAŞVURU KİTAPLARI
7.KATALOGLAR
IV. BÖLÜM
YAZMA
ESERLERİN KORUNMASI BAKIMI VE TEMİZLİĞİ
V. BÖLÜM
YAZMA
ESER UZMANI VE ARAŞTIRMACILAR
1.YAZMA
ESER UZMANI
2.ARAŞTIRMACININ
YAZMA ESER KULLANIMI
VI. BÖLÜM
YAZMALARIN
FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ
1.
HAT SANATI
2.
SÜSLEME SANATI
3.MİNYATÜR
SANATI
4.CİLT
SANATI
5.KÂĞIT
SANATI
6.
EBRU SANATI
7.DİĞER
SANATLAR
8-
YAZMA ESERLERDE MÜHÜR
HAZIRLAYANLAR
Dursun KAYA - Niyazi ÜNVER
Bu bilgileri hazırlarken, kültür tarihimizin birinci
elden kaynakları durumunda olan ve kültürümüzün geçmişi
ile geleceği arasında köprü kuran, elyazmalarının dünü
ve bugünü hakkında araştırmacıları bilgilendirmeyi
amaçladık. El yazmaları hakkında yazılmış kitap ve
makalelerin üzerine kendi tecrübelerimizi de katarak bir
sentez oluşturmaya çalıştık.
Ayrıca, yeni araştırmacılara ışık tutması amacıyla,
elyazmaları ile ilgili yurt içi ve yurt dışı
kataloglarının önemli olan bazılarının isimlerini
vermeye çalışırken, cilt, tezhip, hat, minyatür, ebru ve
diğer sanatlarımızdan da bilgiler vermeyi uygun bulduk.
Bu bilgilerin kültürümüzün en değerli hazinelerinden
olan elyazmaları konusunda çalışma yapacak ilim
çevrelerine ışık tutacağı ve yardımcı olacağına
inanıyoruz.
I. BÖLÜM
İSLAMİ YAZMALARIN TARİHÇESİ
1- YAZMALARIN DOĞUŞU VE GELİŞMESİ
Ülkelerin en değerli kültür varlıkları arasında yer
alan, bilim, sanat ve kültür araştırmalarında en otantik
kaynaklardan olan yazmalar, el ile yazılarak meydana
getirilmiş eserlerdir.
Papirustan deriye, pamuk levhadan kâğıda kadar uzanan bu
yolda konumuz, kâğıt üzerine el ile yazılan eserlerdir.
Hiçbir yazma eser, basma eser gibi birbirinin aynısı
değildir. Çoğu kez ayrı ayrı kişiler tarafından tek tek
yazılarak çoğaltıldıkları için, her biri bazen bilerek,
bazen de bilmeyerek atlama, ilâve veya herhangi bir
kelimenin yanlış okunarak yazıya geçirilmesi dolayısıyla
farklılıklar arz eder.
İlk İslâm yazmacılığı, Hz. Osman'ın Kur'ân-ı Kerim'i
istinsah ettirerek bir nüshasını Medine'ye, diğer
nüshalarını da Kûfe, Basra ve Şam'a göndermesiyle başlar.
İslâmiyet'te ilk yazmalar bu mushaflardır.
Daha sonra kitap yazmacılığı gelişerek Hadis-i Şerif,
Siyer-i Nebi gibi eserlerin yanında şiir, dil, tefsir,
tıp ve fıkıh konularında da telif ve tercüme eserler
yazılmaya başlanmıştır. Yazının daha kolay okunması için,
hicrî birinci asırda noktalama ve harekeleme işaretleri
kullanılmış, hicrî ikinci asırda ise Halil b. Ahmed el-Farahidî
tarafından, yazıya düzen getirilmiştir.
Çinli esirlerin hicrî ikinci asırda kâğıdı bulmalarıyla
yazmacılık oldukça ilerlemiş, hicrî dördüncü asırda ise
papirüs, yerini kâğıda bırakmıştır.
2- İSLÂM DÜNYASINDAKİ ÖNEMLİ ARAPÇA YAZMA
KOLEKSİYONLARI
İslâm dünyasındaki yazma eser sayısı hakkında kesin
bir sayı söylemek mümkün değildir. Bu konudaki
istatistikler yaklaşık olup, kesin değildir. Sıralama
yapılırken, dünyadaki Arapça yazmaların sayısı ile
ilgili bilgi veren bazı kaynaklara güvenilmiştir. Buna
göre en fazla Arapça yazma eser koleksiyonu bulunan
ülkeler sırasıyla: Türkiye, İran, Mısır, Irak, Suudi
Arabistan, Fas, Suriye, Tunus, Yemen, Pakistan,
Afganistan ve Cezayir'dir.
Rusya, Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan,
Kazakistan, Tacikistan, İran, Çin, Hindistan gibi,
Türklerin uzun süre hâkimiyet sürdükleri ülkelerde de
çok sayıda yazma eser mevcuttur.
Türkçe yazmaların bulunduğu dünya ülkeleri ise şöyle
sıralanabilir: Afganistan, Amerika Birleşik Devletleri,
Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Cezayir, Çek
Cumhuriyeti, Slovakya, Danimarka, Finlandiya, Hollanda,
Irak, İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, Kuzey
Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Lübnan, Macaristan, Mısır,
Polonya, Portekiz, Romanya, Suriye, Yugoslavya ve
Yunanistan'dır. Sonuç olarak dünyadaki Türkçe el yazması
eser sayısının 100.000 cildin çok üzerinde olduğu
söylenebilir.
3- YURT DIŞINDAKİ TÜRKÇE YAZMALAR
İslâm tarihinin ilk asırlarından itibaren pek çok
Türk asıllı âlim önce Arapça, daha sonra Farsça ve
Türkçe sayısız eserler yazmıştır. Mısır Kahire'de
Daru'l-Kutubi'l-Kavmiye'de 5.000; Kahire
Üniversitesi'nde 4.000 civarında; ayrıca sayıları kesin
olarak bilinmemekle birlikte Fransa'da Paris Millî
Kütüphanesi'nde (Bibliothèque Nationale); İngiltere'de
British Museum ve Chester Beatty'de; İtalya Vatikan'da;
Almanya Berlin'de ve Rusya Leningrad'da; Macaristan'ın
Budapeşte İlimler Akdemisi ve Millî Kütüphanesi'nde çok
sayıda yazma eser bulunmaktadır.
Bunlardan başka bazı yazma eser koleksiyonlarına az da
olsa Nijerya, Filistin, Ürdün, Bangladeş, Kuveyt, Katar,
Umman, Birleşik Arap Emirlikleri, Arnavutluk, Bosna -
Hersek, Sudan, Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya ve Ednonezya
gibi ülkelerde de rastlanmaktadır.
4- DÜNYANIN DİĞER BÖLGELERİNDEKİ İSLAMİ YAZMALAR
İslamî yazmaların, Müslümanların yerleştiği her yerde
ortaya çıktığı bir gerçektir. 0rta Asya ve eski
Sovyetler Birliği'nin güneyindeki cumhuriyetlerde
meydana getirilen yazma eserlerin bir çoğu eski İslam
bölgeleri sınırları içinde olup, Türkiye, İran ve
Hindistan ile bütün halinde, kültürel bir bölge teşkil
eder, Bu bölgelerdeki yazma eserlerin meydana
getirilmesi, Orta Doğu'dakilerden pek farklı değildi.
Çin ve Güneydoğu Asya, İslam kültürünü Orta Doğu ve
Güney Asya'dan almakla kalmamış, aynı zamanda
kendilerine has önemli İslamî edebiyatları meydana
getirmişlerdir. Bu edebiyatlara ait eserler, hem Arapça
hem de mahallî dillerde yazılmışlardır. Özellikle
Güneydoğu Asya'da mahallî dillerde yazılan,edebiyatlar,
birbirinden son derece farklı ve İslamiyetin yayıldığı
bölgelerde benzersiz olan edebiyatlardır. Cava ve
Endonezya'da sarayda gelişen edebiyat bunun güzel bir
örneğidir.
Çin
Çinli Müslümanlar ana hatlarıyla iki gruba ayrılabilir:
Çin Türkistan'ındaki Şinkiang'da bulunan Müslümanlar ile
İslamiyete inanan, Çin'in diğer eyaletlerînde, büyük
şehirlerde yoğun bir şekilde yaşayan Han Çinlileri.
Birinci grup eski bir İslamî edebiyata sahiptir. Bu
grupta çoğunluğu özel veya yarı özel koleksiyonlarda
bulunan çok sayıda yazma eser mevcuttur. Koleksiyonların
sahipleriyle onları koruyanlar, eserleri kıskançlıkla
koruyarak hem Müslüman hem gayrimüslim olmak üzere
yabancıların yazma eser koleksiyonlarının muhtevası
hakkında fikir edinmelerine izin vermemektedir. Çin
İslam edebiyatı hakkında çok fazla bilgimiz olmamasına
rağmen, Çin'de bir Arap hat sitilinin geliştiği açıkça
görülmektedir. Bu sitilde Çin hat sanatının bazı
gelenekleri korunmuştur.Bunun için Çin'de yazılan Arapça,
aslında Arapça olmasına rağmen, çoğu zaman Çince'ye
benzer.
Endonezya
Endonezya durum Çinde'kinin tamamen zıddıdır. Endonezya
dil bakımından farklılıklar gösterir. Burada daha büyük
çapta bazı İslami edebiyatlar ortaya çıkmıştır.
Metinlerin sayısı göz önüne alınırsa Cavadilinde yazılan
edebiyat en genişidir. Bunu takip eden edebiyatlar,
Malay edebiyatı, Sundanese edebiyatı (Batı Cava) ve
Buginese edebiyatı (Celebes). Özellikle Sasak edebiyatı
(Doğu Lombok) ve Lampung Edebiyatı (Güney Sumatra) gibi
daha küçük çapta birçok İslamî edebiyatlar da
sayılabilir. Bu edebiyatların muhtevası kısmen herhangi
İslamî bir edebiyat gibi olmasına rağmen, Endonezya'daki
İslamî edebiyatlarda dikkate değer bir yerli unsur
vardır. Bu unsur, Endonezya'daki İslamiyet öncesi döneme
ait özellikleri ve gösteri sanatları gibi yerli
unsurları kapsar.
Bu edebiyatlara ait metinlerin çoğunluğu oldukça geç
bir tarihte, genellikle Klasik dönem sonrası ve modern
dönem öncesi olarak nitelendirilen 16. yüzyıldan
itibaren meydana getirilmiştir. Bunun sebebi islamiyetin
bu bölgelerde oldukça geç yayılmasıdır. Cava adasında
İslamiyetin yayılması 15. yüzyılın sonundan itibaren
gerçekleşmiştir. İslamiyetin Cava'da yerleşmesi, bu
adanın Avrupalılar tarafından keşfi neticesinde olmuştur.
Bu bölgelerdeki yazma kültürü oldukça uzun süre devam
ederek 20. yüzyıla kadar gelmiştir.
Endonezyalıların kağıt ile tanışması ve yaygın bir
şekilde kullanmaları muhtemelen 16. yüzyılda oldu. Bu
dönemden önce her çeşit tabiî yazı malzemeleri
kullanılıyordu. Bunların en meşhurları hurma yaprağı ve
ağaç kabuğu kağıdıdır. Bu tabii yazı malzemeleri, çok az
sayıda bazı bölgelerde hala kullanılmaktadır. Kağıt
kullanımı hızla yaygınlaştı ve 18.yüzyılda kağıt en çok
kullanılan malzeme haline geldi. Endonezya'daki İslamî
edebiyatlar, İslamiyet öncesine ait eski alfabelerini
çoğunlukla korumuşlardır. Bunlar genellikle Sanskrit
alfabesjnden türetilmiştir. Bugün, Endonezya'daki bütün
Islami edebiyatlar, Arapça metinler dışında Latin
alfabesini kullanmaktadır. Sadece Malezya'da mahallî
İslamî dillerin bazıları hala Arap yazısını
kullanmaktadır.
Bugün Endonezya'daki yazma eserlerin çoğunluğu
Endonezya ve Malezya'da ve onların daha önceki
sömürgecileri olan Hollanda ve İngiltere'deki kamu
kuruluşlarında bulunmaktadır. Güneydoğu Asya'daki
İslam'ın edebî mirasının büyük kısmı bu ülkelerin millî
ve üniversite kütüphanelerinde bulunmaktadır. Bölgedeki
özel koleksiyonların çoğu hakkında halen çok az bilgi
mevcuttur. Bu edebiyatlar konusunda günümüze kadar
ulaşan bilgi başlıca Hollanda ve İngiltere'de yapılan
araştırmalara dayanmaktadır.
5- İLK TÜRKÇE YAZMALARIN ORTAYA ÇIKIŞI
İbn en-Nedim, çeşitli dillerden Arapçaya tercüme
edilen eserler arasında "Kitabü'l-buzat li't-Türk" adlı
bir kitaptan bahseder. Bu eserin aslı Türkçe olabilir.
Milâdî 745 yılında Orta Asya'da kurulan Uygur Devleti,
Türk kültür tarihinde önemli bir yer tutar. Bu devlet
İran kültürünün etkisiyle Aramî alfabesini kabul etmiş,
Türk dilinde tarihte ilk defa kitaba bağlı yazılı bir
Türk edebiyatı meydana getirmiştir. Bu devlet döneminde
Türkçe, bürokrasi dili haline gelmiş, devletin resmî
yazışmaları Türkçe yapıldığı gibi, Sanskritçeden,
Çinceden Türkçeye kitaplar tercüme edilmiştir. Uygurlar
onuncu asırda batı komşuları Doğu Karahanlıları da
etkilemişler, bu devlette yazışmalar Uygur harfleriyle
Türkçe olarak yapılmıştır. On üçüncü yüzyılda Moğollar
da devlet işlerinde Uygur asıllı kâtipler
bulundurmuşlardır. Bu kâtipler vasıtasıyla Türk kültürü
Çin'i, İran'ı, hatta Kore'yi etkilemiştir.
Kur'an dışında Arapça ilk kitaplar VIII. asrın
başlarında; Farsça kitaplar ise, X. yüzyılda Samaniler
döneminde meydana getirilmeye başlanmıştır. Bir rivayete
göre, Kur'an Türkçeye bu yüzyılda çevrilmiştir.
Günümüzde Meşhed Kütüphanesi'nde Gazneli Mahmud'un
(öl.1030) annesi için çevrildiği bilinen Türkçe bir
Kur'an tercümesi parçası vardır. Yine, onuncu yüzyılda
Uygurların saraylarında Uygur harfli kitaplar görülür.
XI. asırda Doğu Karahanlıların resmî dili Türkçe olmaya
devam etti. Bu yüzyılda Kaşgar'da yaşayan Yusuf Has
Hacib, 1069 yılında Türkçe manzum olarak "Kudadgu-Bilig"
adlı önemli bir eser yazdı. Bu eserin biri Uygur ve
ikisi Arap harfli üç yazma nüshası, günümüze kadar
ulaşmıştır. Yine bu asırda Karahanlılar döneminde
Kaşgarlı Mahmud tarafından, Türk dilinin zenginliğini
göstermek amacıyla "Divân-u Lugati't-Türk" adlı kitap
meydana getirilmiştir. 1072-74 yılları arasına
tarihlenen bu eser, Türk dilinin Arapça bir sözlüğüdür.
Bu eserin bir nüshası halen İstanbul Ali Emirî
Kütüphanesi'ndedir. Bu dönemin Türkçe yazanlarından biri
de Edip Ahmed b. Ali Yüknekî'dir. Uygur harfleriyle "Atabetü'l-hakâ'ik"
adında Türkçe bir nasihatnâme yazmıştır. Türklerin
müslüman olmasında büyük etkisi olan Ahmed Yesevî (öl.
1166) de Karahanlılar devrinde yaşamış ve şiirleri "Divân
-ı hikmet" adıyla bir kitapta toplanmıştır.
Selçuklular devrinde Harezm bölgesi iyice Türkleşmiş,
burada Harezmşahlar devleti kurulmuştu. Bu sırada
Harezm'de yetişen büyük âlim Carallah Mahmud b. Ömer
ez-Zamahşerî (öl. 1144) Harezmlilere ve Türklere Arapça
öğretmek için "Mukaddimetü'l-Edeb" adlı eserini yazmış,
satır aralarında Arapça kelimelerin Türkçe tercümelerini
vermiştir. Ahmet Yesevî'nin en büyük takipçisi olan
Hakim Süleyman Ata (öl. 1186)'ya bazı eserler isnat
edilir. Bunlar arasında "Bakırgan kitabı", "Ahîr zaman
kitabı", "Meryem kitabı" vardır. Bu devirde Türkçe
üzerine yazılan en önemli eser ise, müellifi Şemseddin
Muhammed b. Kays olan "Tibyanu'l-lugâti't-Türki 'dir.
Anadolu'ya XI.-XII. yüyıllarda Türkler'in yerleşmesiyle
Anadolu, İran, Suriye ve Irak'taki Selçuklu saraylarında,
ordugâhlarda, Türk halkı arasında Türkçe konuşulmasına
rağmen devlet, resmî yazışmalarında Arapça ve Farsça
kullandı. Uzun süren savaşlar, Anadolu halkı arasında
anonim Türkçe destanlarını meydana getirdi. "Danişmend
Gazi destanı", "Battal Gazi destanı", "Dede Korkut
destanı" bu gibi eserlerdendir.
Elimizde bulunan ve müellifi bilinen Anadolu'da yazılmış
en eski kitap "Tuhfe-i Mubarrizî" adlı tıp kitabıdır.
Müellifi, Harezm asıllı bir tabip olan Hakîm Bereket'tir.
Bunun "Hulâsa der ilm-i tıb" adıyla Türkçe başka bir tıp
kitabı da bulunmaktadır.
Anadolu Selçuklu Devleti'nin zayıflaması sonucu
bağımsızlıklarını ilan eden Beylikler, devlet işlerinde
Türkçe kullanılmasını teşvik ettiler. Bunlardan
Karamanoğulları Beyliğinin başındaki Karamanoğlu Mehmed
Bey, 1276 yılında Konya'yı ele geçirince devlet
işlerinde Türkçe'nin kullanılmasını emretti.
Anadolu'daki diğer beylikler de aynı yolu izlediler.
1299 yılında Osmanlı Beyliğinin kurulmasından sonra da
Türkçe gelişti. XV. asırda Türkçe, Osmanlılarla batıda,
Timurlularla doğuda bir bürokrasi ve ilim dili oldu.
XIII. asırda Anadolu'da Türkçe şiir de gelişti. Mevlânâ
Celaleddin Rumî bazı şiirlerini Türkçe yazdı. Şeyyad
Hamza, Hz. Ali'nin Salsal adlı bir dev ile yaptığı cengi
anlatan "Salsalname"sini 1245 yılında yazdı. Sultan
Veled'in (öl.1312) çeşitli şiirleri Türkçe idi. Önemli
eserlerden biri de Hacı Bektaş Veli'nin (öl.1271) "Makalât"ıdır.
Yunus Emre'nin (öl.1325 civarı) "Divan"ı; Ahmed Fakih'in
(öl.1231) "Çarhnâme" adlı manzum eseri; Ali'nin "Kıssa-i
Yusuf"unu da hatırlatmak gerekir.
XIV. asırda Türkçe gelişmesine devam etti. Gerek
Osmanlılar, gerek Anadolu beyleri Türkçe'yi korudular.
Öyle ki, Orhan Gazi vakfiyesini Türkçe olarak yazdı.
XIV. asırda Osmanlılar adına Türkçe yazılan ve Türkçeye
tercüme edilen kitapların sayısı 40'tan fazladır. Bu
devirde Türkçe kitap yazanlar arasında "Mantıku't-tayr"ın
mütercimi Gülşehrî; "Merzuban-nâme" ve "Kâbus-nâme"
mütercimi Şeyhoğlu; "Garib-nâme"nin yazarı Aşık Paşa; "Mevlid"in
yazarı Süleyman Çelebi; divan sahipleri Nesimî ve Kadı
Burhaneddin; "Tevârih-i Al-i Osman" ve "İskender-nâme"nin
müellifi Ahmedî; "Ferheng-nâme-i Sa'di"nin müellifi Hoca
Mesud b. Osman; "Gülistan" mütercimi Seyf-i Serayî; "Gazavât-nâme"
müellifi Dursun Fakîh; "Hulviyât-ı Şahî" müellifi
Candaroğlu İsmail Bey; "Mukaddime-i Kutbuddin"in yazarı
Kutbuddin İznikî; "Melheme" sahibi Yazıcı-zâde
Salahaddin; "Envaru'l-aşikîn", "Ahmediye" ve "Acaibu'l-mahlukât
tercümesi" adlı kitapların sahibi Ahmed Bican ve Ahmed-i
Dai gibi ünlü kişiler sayılabilir.
XV. asırda Anadolu'da Türkçe yüzden fazla eser yazıldı.
Türkçe, bağımsız bir bürokrasi ve ilim dili, Arapça ve
Farsçanın yanı sıra İslâm dünyasının üçüncü büyük kültür
dili olmuştur. Bu asırdan sonra Türkçe telif ve tercüme,
artarak sürmüştür.
XVII. asırdan itibaren Türkçe yazılan eserler Arapça ve
Farsça eserlerden hiç de az değildir. Hemen hemen islam
dünyasında yazılan her eserden, Türkçe eserler meydana
getirilmiştir. Bunlar: din ve dil ilimleri, tarih,
coğrafya, felsefe, riyaziyat, fizik, kimya, tıp, zooloji,
botanik, sihir, rüya tabiri konulu ve ansiklopedik
eserlerdir.
II. BÖLÜM
OSMANLI KÜTÜPHANELERİ
1-OSMANLI KÜTÜPHANELERİ
İlk Osmanlı kütüphaneleri medreseler bünyesinde
kurulmuştur. Bilinen ilk Osmanlı kütüphaneleri Bursa ve
Bolu'da kurulmuş olan iki medresenin içinde
oluşturulmuştur. Kültürel gelişmenin fetret döneminde
durma noktasına geldiği Osmanlı Devleti'nde 15. yüzyılda
II. Murad'ın padişahlığı döneminde yapılan medreseler,
camiler ve tekke kütüphaneleri sayesinde, yeni bir
Osmanlı kültür hayatı oluşur. II. Murad'ın 1430'da
Edirne'de kurduğu Darü'l-hadis medresesinin vakfiyesine
göre burada 71 cilt yazma eser bulunmaktaydı.
Fatih Sultan Mehmed İstanbul'u fethettikten sonra bu
şehrin İslâm dünyasının önemli bir kültür merkezi olması
için uğraştı. Bu nedenle bazı Bizans kiliselerini
medreseye çevirdi. Bazı kişisel kitaplarını da buralara
bağışladı.
Hakkında kesin bilgi olan ilk kütüphane Fatih Sultan
Mehmed tarafından 1459 yılında yaptırılan Eyüp Camisinde
bulunan kütüphanedir. Daha sonra Fatih Sultan Mehmed
1463-1470 yılları arasında Fatih Camisini yaptırarak
etrafına sekiz medrese kurdurdu. Bizans kiliselerinde
bulunan sınıfları buraya getirtti. Amaç, camide merkezî
bir kütüphane kurarak kullanımı kolaylaştırmaktı. Sultan
tarafından bağışlanan kitaplarla derme sayısı 839'a
çıktı. Ayrıca, Topkapı'da, Edirne'den gelen kitaplardan
oluşan bir koleksiyon kurdu.
İstanbul ve İmparatorluğun diğer yerlerindeki devlet
adamları ve ünlü bilginler tarafından kurulmuş
kütüphaneler de vardı. Bunlar genellikle Edirne, Bursa,
Amasya ve Konya gibi kültür merkezlerindeydi. II.Bayezid,
Edirne, Amasya ve İstanbul'daki külliyelerinde birer
kütüphane kurdurmuştur. Bunun dışında devrin devlet
adamlarının, bilginlerinin gerek İstanbul'da gerekse
Anadolu ve Rumeli'de kütüphaneler kurdukları
bilinmektedir: Alaiyeli Muhiddin, Atik Ali Paşa,
Efdalzade Ahmed Çelebi ve Muslihiddin Çelebi İstanbul'da
birer kütüphane kurmuşlardır. İnegöl'de İshak Paşa
(1489), Edirne'de Noktacı-zade Mehmed (1492),
Manastır'da İshak Çelebi (1506), Prizren'de Suzi Çelebi
(1513'ten önce), Amasya'daki Hatuniye kütüphaneleri
bunlardan sadece birkaçıdır.
I. Selim döneminde kütüphane konularında pek bir çalışma
görülmez. Oğlu I. Süleyman'ın saltanatının ileriki
yıllarında İstanbul ve diğer şehirlerde kütüphaneler
kurulur. Bu dönemde kurulan medreselerin onaltısında
birer kütüphane bulunmaktadır.
16.yüzyılın sonuna doğru medreselerin bünyesinde kurulan
kütüphanelerin sayısı artmıştır. Bu kütüphanelerin pek
çoğu önceki yüzyılda kurulmuş kütüphanelerin benzeridir.
Bu dönemde farklı iki kütüphane vardır. İlki, Mahmud Bey
tarafından Cihangir Camisi bünyesinde 1593'te kurulan
kütüphanedir. Bu kütüphanenin özelliği kitapların
birkaçı hariç tamamının Türkçe olmasıdır. İkincisi, III.
Murad tarafından İstanbul'da Rasathane bünyesinde
kurulmuş, sadece astronomi ile ilgili eserler içeren bir
ihtisas kütüphanesidir.
İlk bağımsız kütüphane İstanbul'da Köprülü Fazıl Mustafa
Paşa tarafından 1678'de kuruldu. Merzifonlu Kara Mustafa
Paşa, Amca-zade Hüseyin ve Şeyhülislam Feyzullah Efendi
tarafından kütüphaneler kuruldu. Bu üç kütüphane aynı
yüzyılda medrese kütüphanelerinden hem koleksiyon hem de
personel bakımından farklı idi.
Osmanlı tarihinde Lale Devri (1718-1730) olarak bilinen,
Sultan III. Ahmed'in saltanatının ikinci döneminde
kütüphanelere büyük özen gösterilmiştir. III. Ahmed
sarayda ve Yeni Caminin yanında (1725); Veziri İbrahim
Paşa ise, İstanbul'daki medresesinde (1720) ve memleketi
olan Nevşehir'de (1728) kütüphaneler kurmuşlardır.
I. Mahmud (1730-1754) döneminde kütüphanelerin daha
hızlı geliştiği görülür. Ayasofya (1740); Fatih (1742);
Galatasaray (1754) kütüphaneleri bu dönemde kurulan en
önemli kütüphanelerdir. Ayrıca günümüze kadar gelen
birçok kütüphane de I. Mahmud dönemine tarihlenir :
Hekimoğlu Ali Paşa (1738), Hacı Beşir Ağa (1745),
Ayasofya (1740), Atıf Efendi (1741) ve Fatih (1742)
kütüphaneleri bunlardandır.
18. yüzyılın sonuna doğru kurulan kütüphanelerin çoğu
farklı bir özellik taşımaz; Nevşehir'de Karavezir
(1780); Isparta'da Halil Hamit Paşa (1783); Konya'da
Yusuf Ağa (1794); Kayseri'de Raşit Efendi (1797);
Kütahya'da Vahit Paşa (1811) ve Burdur'da Derviş Paşa
(1818) bu dönemin kütüphaneleridir.
II. Mahmud (1808-1839), yaptığı yeniliklerin bir parçası
olarak, kütüphaneleri de devletin kontrolü altına almaya
çalışmıştır. Ancak, devletin kütüphanelere müdahalesi
kontrolle sınırlı kalmış ve Tanzimatın ilanından sonra
kütüphanelerde köklü değişiklikler yapılmıştır.
Tanzimat'tan Cumhuriyet'in kuruluşuna (1923) kadar vakıf
kütüphaneleri gelişmelerini sürdürmüş, ancak bu devirde
Batının tesiriyle yüksek öğrenim kurumlarının bir
çoğunda Türkçe ve yabancı dilde, özellikle Fransızca
olarak yayımlanmış kitaplardan oluşan kütüphaneler
kurulmuştur.
Türkiye, günümüzde bütün ilimlerde İslâmî yazmaların en
çok bulunduğu ülkedir. Arşivlerdeki evrak dışında,
Türkiye'de 300.000 cilt civarında yazma olduğu tahmin
edilmektedir. Ortalama olarak bunların 160.000'den
fazlası Arapça; 70.000 cilt kadarı Türkçe; 13.000
ciltten fazlası Farsça'dır. Yunanca, Ermenice, Süryanice
yazmalar da vardır. Türkiye'deki yazma eserlerin 160.000
kadarı Kültür Bakanlığı Kütüphaneler Genel Müdürlüğü
bünyesinde görev yapan 35 kütüphanede yer almaktadır.
2-İSTANBUL'DAKİ YAZMA ESER KÜTÜPHANELERİ
Yazma Eser Kütüphanesi olarak Kültür Bakanlığı
Kütüphaneler Genel Müdürlüğü çatısı altında faaliyet
gösteren 13 kütüphaneden 7 adedi İstanbul'dadır. Bu
kütüphanelerde yaklaşık olarak 105.000 adet el yazması
eser mevcuttur.
2.1.SÜLEYMANİYE KÜTÜPHANESİ:
İstanbul Eminönü ilçesinde Süleymaniye külliyesinde yer
alan Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi, yazma eser
bakımından dünyanın en önemli kütüphaneleri arasındadır.
Cumhuriyet döneminde çıkarılan "Tevhid-i Tedrisat Kanunu"
ve "Tekke ve Zaviyelerin Kapatılmasına Dair Kanun"
uyarınca İstanbul'daki Yazma Eser Kütüphaneleri
Süleymaniye çatısı altına alınmıştır. 106 koleksiyonda
toplam 70.000 cilt kadar yazma ve 120.000 basma eser
bulunmaktadır. Bunlardan 12.000 cilt kadarı Türkçe;
50.000 kadarı Arapça; 3.680 cildi ise Farsçadır. Bu
koleksiyonlardan 46'sının muhtasar fihristi Osmanlıların
son devirlerinde basılmıştır. İçlerinde Ayasofya,
Bağdadlı Vehbi, Carullah, Damat İbrahim, Esad Efendi,
Fatih, Hacı Mahmud, Hamidiye, Kılıç Ali, Laleli,
Reisülküttap, Süleymaniye, Şehid Ali ve Yeni Cami en
değerli koleksiyonlardır. Süleymaniye Yazma Eser
Kütüphanesi'ni dünya çapında yazmalar merkezi yapan da
bu koleksiyonlardır. Türkiye içinden ve yabancı
araştırmacıların, Kütüphanedeki eserlerin mikrofilm, CD,
fotoğraf gibi materyalinden kopya isteklerinin
karşılanması amacıyla gerekli teknik donanım
bulunmaktadır.
2.2.KÖPRÜLÜ YAZMA ESER KÜTÜPHANESİ:
1661 yılında Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa tarafından
kuruldu. 2.775 cilt yazma eser ayrıca 2.810 adet basma
eser yer almaktadır. Çemberlitaş'ta faaliyet gösteren
kütüphanenin kataloğu IRCICA yayınları arasında 1986
yılında üç cilt halinde basılmıştır.
2.3.ATIF EFENDİ YAZMA ESER KÜTÜPHANESİ:
1741 yılında, hattat, şair, maliyeci Mustafa Atıf Efendi
tarafından Eminönü Vefa'da kuruldu. 3.228 cilt yazma ve
24.563 adet basma eser bulunmaktadır. 1892 yılında
muhtasar fihristi basılmıştır.
2.4.RAGIP PAŞA YAZMA ESER KÜTÜPHANESİ:
1763 yılında Koca Ragıp Paşa tarafından Lalali'de
kuruldu. Eminönü'ne bağlı Laleli semtinde yer alan
kütüphanede 1.275 cilt yazma eser vardır. Muhtasar
fihristi 1285 hicrî yılında basılmıştır.
2.5.NUR-U OSMANİYE YAZMA ESER KÜTÜPHANESİ:
1775 yılında Sultan I. Mahmud tarafından kuruldu. 5.052
cilt yazma eser vardır. Eminönü'nde Nuruosmaniye Camisi
bahçesinde yer alan kütüphanenin muhtasar fihristi 1310
hicrî yılında basılmıştır.
2.6.HACI SELİM AĞA YAZMA ESER KÜTÜPHANESİ:
1782 yılında kuruldu. Selimağa, Aziz Mahmud Hüdaî,
Nurbanu Sultan, Kemankeş Emir Hoca koleksiyonları
buradadır. Üsküdar'da yer alan kütüphanede 2.952 yazma
eser vardır. Muhtasar kataloğu 1310 hicrî yılında
basılmıştır.
2.7.MİLLET KÜTÜPHANESİ:
1916 yılında, Ali Emirî tarafından vakfedilen kitaplarla
oluşturuldu. Fatih'te Feyzullah Efendi Medresesi'ndedir.
Koleksiyonunda Ali Emirî koleksiyonundaki 4.414 eserle
birlikte toplam 10.500 cilt civarında yazma eser vardır.
Millet Kütüpanesi'ne bağlı olarak çalışan Fatih
Çarşamba'daki Murad Molla Kütüphanesi Damadzâde olarak
da bilinir. 1775 yılında kurulan kütüphanede 2.000 cilt
kadar yazma eser bulunmaktadır. Muhtasar fihristi hicrî
1311 yılında basılmıştır.
2.8.YAZMA ESER BULUNAN DİĞER KÜTÜPHANELER:
2.8.1.BAYEZIT DEVLET KÜTÜPHANESİ:
Bayezit'ta bulunan bu derleme kütüphanesi 1882 yılında
Kütübhane-i Osmanî adıyla Osmanlı Devleti tarafından
kuruldu. Toplam 11.098 cilt yazma esere sahip olan
koleksiyonuna, Veliyüddin Efendi koleksiyonu ile Kara
Mustafa Paşa koleksiyonu da eklenmiştir. Kültür
Bakanlığı'na bağlıdır.
2.8.2.İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KÜTÜPHANESİ:
1925 yılında kurulmuştur. II. Abdülhamid'e gelen
yazmalar ile Halis Efendi, Sahip Molla ve Rıza Paşa
koleksiyonlarından oluşan 18.000 cilt : 6.963 Arapça;
1.614 Farsça; 9.941 Türkçe; az sayıda Almanca, Ermenice,
Fransızca, İtalyanca, Rusça yazma bulunmaktadır.
2.8.3.BELEDİYE KÜTÜPHANESİ:
1929 yılında İstanbul Belediyesi tarafından kurulmuştur.
Bu kütüphanede toplam 6.543 adet yazma eser vardır.
2.8.4.KANDİLLİ RASATHANESİ KÜTÜPHANESİ:
Kütüphanede 574 cilt yazma eser, 300 cilt kadar da
takvim bulunmaktadır.
2.8.5.YAPI KREDİ BANKASI SERMET ÇİFTER ARAŞTIRMA
KÜTÜPHANESİ:
1975 yılında Taksim'da kurulmuştur. 1.000 cilt yazma
eser vardır.
2.8.6.TERCÜMAN GAZETESİ KÜTÜPHANESİ:
1976 yılında kurulmuştur. 500 ciltten fazla yazma ihtiva
eder. Kataloğu Günay Kut tarafından çıkarılmıştır. Bu
koleksiyon Süleymaniye Kütüphanesi koleksiyonları
arasındadır.
2.9.YAZMA ESER BULUNAN MÜZELER:
2.9.1.TOPKAPI SARAYI MÜZESİ KÜTÜPHANESİ:
Fatih Sultan Mehmed döneminde "Enderun Mektebi
Odaları"nda kurulmuştur. Topkapı Sarayı'nda III. Ahmed,
Revan Köşkü, Bağdad Köşkü, Hazine, Emanet Hazinesi,
Medine, Koğuşlar koleksiyonları vardır. Bu kütüphanedeki
Arapça, Türkçe, Farsça yazmaların sayısı 13.405'tir.
Çeşitli kitaplar ve albümler içerisinde XII. ve XVII.
yüzyıllar arasına tarihlenen 13.533 adet minyatür
bulunmaktadır. 140 cilt içerisinde 7.200'den fazla Türk,
Hint, Moğol ve Arap minyatürü vardır. 1924 yılında
doğrudan Müzeler Müdürlüğü'ne bağlandı.
2.9.2.TÜRK-İSLAM ESERLERİ MÜZESİ KÜTÜPHANESİ:
Süleymaniye'deki medreselerden birindedir. Müze olarak
14 Nisan 1914 tarihinde Vakıflara bağlı olarak kuruldu.
1927'de Millî Eğitim Bakanlığı'na (Topkapı Sarayı
Müzesi'ne) bağlandı. Toplam 2.251 cilt Arapça, Farsça ve
Türkçe yazma eser vardır.
2.9.3.ARKEOLOJİ MÜZESİ KÜTÜPHANESİ:
Topkapı Sarayı bahçesinde müze binası olarak 1902'de
yapılan kısımla birliktedir. Bu müzeye eskiden Müze-i
Hümayûn denirdi. Basma eser sayısı yazmalardan fazladır.
478 Arapça, 192 Farsça, 949 Türkçe, 38 müşterek dilde, 2
Çağatayca olmak üzere toplam 1.659 cilt yazma eser
vardır.
2.9.4.DİĞER MÜZELER:
İstanbul'daki bazı müzelerde de el yazması eser
bulunmaktadır. Bunlar: Askerî Müze; Deniz Müzesi; Divan
Edebiyatı Müzesi; Vakıf Hat Sanatları Müzesi; Sadberk
Hanım Müzesi'dir.
3-ANKARA'DA YAZMA ESER BULUNAN KÜTÜPHANELER
3.1.MİLLÎ KÜTÜPHANE:
Adnan Ötüken tarafından kurulmuş, 16 Ağustos 1948
tarihinde Saraçoğlu Mahallesi'ndeki binasında
kullanıcıya açılmıştır. 29 Mart 1950 tarihinde kuruluş
kanunu kabul edilmiştir. 5 Ağustos 1983 tarihinden beri
Bahçelievler son durakta özel olarak yaptırılmış modern
binasında hizmet vermektedir.
Millî Kütüphane'de çeşitli koleksiyonlardaki 11.546
yazma eserin dışında ;
Adana İl Halk; Afyon Gedik Ahmet Paşa İl Halk; Ankara
Adnan Ötüken İl Halk; Bolu İl Halk; Bolu-Mudurnu İlçe
Halk; Çankırı İl Halk; Elazığ İl Halk; Elazığ-Ağın İlçe
Halk; Eskişehir İl Halk; Kahramanmaraş Muharrem Çelebi
İl Halk; Kütüphaneler Genel Müdürlüğü'nden devir 122;
Nevşehir Damat İbrahim Paşa İl Halk; Nevşehir -
Gülşehir-Karavezir İlçe Halk; Nevşehir-Ortahisar İlçe
Halk; Nevşehir-Ürgüp Tahsin Ağa İlçe Halk;
Nevşehir-Ortahisar Hüseyin Galip Efendi; Ordu İl Halk;
Samsun 19 Mayıs İl Halk Kütüphanesi'nden devredilen Ordu
yazmaları; Samsun İl Halk; Samsun-Bafra İlçe Halk;
Samsun-Havza İlçe Halk; Samsun-Vezirköprü İlçe Halk;
Sinop Rıza Nur İl Halk; Sivas-Gürün İlçe Halk; Tokat İl
Halk; Tokat-Zile İlçe Halk; Uşak Karaali Camii (Vakıflar
Genel Müdürlüğü'nden devir) ve İçel-Tarsus İlçe Halk
Kütüphanesi'nden olmak üzere devredilen toplam 14.218
yazma eserle birlikte 25.849 cilt yazma eser ve 8.934
adet Şer'iye Sicil defterine sahiptir.
3.2.ANKARA ÜNİVERSİTESİ D.T.C.F. KÜTÜPHANESİ:
Cumhuriyet döneminde 1935 yılında kurulmuştur. 15.000
cilde yakın yazma eser bulunmaktadır.
3.3.ANKARA'DAKİ DİĞER KURUMLARIN KÜTÜPHANELERİ:
Ankara Üniversitesi Tıp Tarihi Merkezi Feridun Nafiz
Uzluk koleksiyonunda; Türk Tarih Kurumu Kütüphanesi'nde;
Diyanet İşleri Başkanlığı Kütüphanesi; Türk Dil Kurumu;
Cumhurbaşkanlığı Köşkü; T.B.M.M. Kütüphanesi ve
Anıtkabir'de de bir miktar yazma eser vardır.
4.EL YAZMASI ESER BULUNAN HALK KÜTÜPHANELERİ:
Türkiye'deki Halk Kütüphaneleri, Kültür Bakanlığı
Kütüphaneler Genel Müdürlüğü'ne bağlıdır. Yazmalar,
Yazma Eser Kütüphaneleri ile bazı Halk Kütüphanelerinde
bulunmaktadır. Yazma eser kütüphaneleri
4.1.BURSA KÜTÜPHANELERİ:
Bursa'da çeşitli koleksiyonlardan meydana gelen
Osmangazi Tahtakale'deki İnebey Medresesi'nde yer alan
Kütüphanede 8.373; Yenişehir Süleymanpaşa 238;Bursa
Müzesi'nde 400 cilt ile birlikte Bursa yazmalarının
toplamı 8.773 cilttir. Bursa İnebey İl Halk Kütüphanesi
bünyesinde faaliyet göstermektedir.
4.2.KONYA KÜTÜPHANELERİ:
Konya'da Yusuf Ağa, İzzet Koyunoğlu, Mevlâna Müzesi ve
Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi gibi dört önemli
koleksiyon bulunmaktadır. Karatay'daki Yusuf Ağa Yazma
Kütüphanesi'nde 3.185 yazma bulunmaktadır. Bu kütüphane
Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi'ne bağlı olarak
çalışmaktadır. Koyunoğlu koleksiyonunda 3.000; Mevlâna
Müzesi'nde 2.000 kadar yazma eser vardır. Meram'daki
anıt alanında bulunan Konya Bölge Yazma Eserler
Kütüphanesi'nde:Isparta Halil Hamid Paşa; Adıyaman İl
Halk; Gaziantep İl Halk; Isparta - Şarkikaraağaç İlçe
Halk; Isparta - Yalvaç İlçe Halk; Isparta-Uluborlu
Alaaddin; Karaman İl Halk; Mardin İl Halk
kütüphanesi'nden gelen eserlerle birlikte 5.104 adet
eser vardır.
4.3.KAYSERİ RAŞİT EFENDİ YAZMA ESER KÜTÜPHANESİ:
Mehmet Raşit Efendi tarafından Padişah III. Selim
(1789-1807) döneminde kurulmuştur. Kurucu tarafından 925
cilt el yazması, 18 cilt de İbrahim Müteferrika basması
olmak üzere toplam 943 cilt kitap (1211 hicri)
vakfedilmiştir. Halen buradaki yazma eser toplamı 2.000
cilttir.
4.4.SİVAS ZİYA BEY YAZMA ESER KÜTÜPHANESİ:
Sivas merkezde Çarşıbaşı Mahallesinde, Sivas Kongresi
üyesi Sivaslı Yusuf Ziya Başara tarafından son Osmanlı
mimarisi tarzında Kütüphane olarak yaptırılmış iki katlı
taş bir binada faaliyet göstermektedir. Mevcut yazma
eser sayısı 704 cilttir. Yönetim olarak Sivas İl Halk
Kütüphanesi'ne bağlı olarak çalışmaktadır.
4.5.DİYARBAKIR ZİYA GÖKALP İHTİSAS KÜTÜPHANESİ:
Bu kütüphanede 1.984 cilt yazma eser bulunmaktadır. İl
Halk Kütüphanesine bağlı olarak çalışmaktadır.
4.6.DİĞER HALK KÜTÜPHANELERİ:
Amasya Beyazıd; Antalya - Akseki Yeğen Mehmed Paşa;
Balıkesir İl Halk; Burdur İl Halk; Çorum - İskilip ve
Hasanpaşa Halk Kütüphaneleri; Edirne Kırkpınar Halk
Kütüphanesi; Erzurum İl Halk; Kastamonu İl Halk; Kütahya
Vahid Paşa İl Halk; Malatya - Darende Mehmed Paşa;
Manisa İl Halk; Manisa - Akhisar Zeynelzade; Nevşehir -
Hacı Bektaş; Niğde - Bor Halil Nuri Bey; Kütahya -
Tavşanlı Zeytinoğlu; Trabzon İl Halk Kütüphanelerinde
çok sayıda, fakat miktarı ara sıra değişen el yazması
eser bulunmaktadır.
5.EL YAZMASI ESER BULUNAN DİĞER KURUMLAR:
Antalya Müzesi; Erzurum Atatürk Üniversitesi
Kütüphaneleri ve İzmir Millî Kütüphane. (Türkiye'de
ulusal anlamda Devlet tarafından kurulmuş olan kütüphane
Ankara'daki Millî Kütüphanedir. İzmir'deki Millî
Kütüphane, Devlet tarafından isimlendirilmiş bir
kütüphane değildir. Avukat Kadızade İbrahim Bey'in
öncülüğünde 23 Haziran 1912 tarihinde Beyler sokağında
Salepçizade Konağının selamlık bölümünde hizmete
girmiştir). Vakıflar Genel Müdürlüğü ve bağlı
kuruluşları ile Müftülüklerde yazma eserler
bulunmaktadır.
Yukarıda bilgisi verilenlerden başka özel şahıslarda
sayıları belirlenemeyen miktarda el yazması eserler
bulunmaktadır.
III. BÖLÜM
YAZMA ESERLERDE METODOLOJİ
1.DÜZEN :
El yazmaları genellikle aşağıdaki sıraya göre
düzenlenmiştir:
a-Zahriye: Bazı
yazmaların iç kapağı durumunda olan sayfadır. Yaprağın
(1a) yüzüdür. Daha ziyade tezhipli olan iç kapak için bu
deyim kullanılır. Burada kitap adı, müellifin adı ve
bazen de eserin kimin adına yazılmış olduğu kaydedilir.
Zahriye her yazmada yoktur.
b-Serlevha : Kimi
yazmalarda metnin başladığı sayfanın (1b) üst kısmında
bulunan, genellikle dikdörtgen veya üçgene benzeyen
şekilde (ki buna mihrabiye denir.) süslemeli kısımdır.
Burada Besmele veya kitabın adı yer alır. Yazma ve eski
basmalarda eserin ilmî ve manevî değerini arttıran bazı
kayıtlar vardır. Bunlar fişte not bölümünde belirtilir.
c -Temellük kaydı:
Mülkiyet kaydı da denilen ve kitabın kimin malı
olduğu hakkındaki kayıttır. Genellikle yaprağın /1a)
yüzünde yer alır. Önemli şahıslara ait olanlar tesbit
edilir.
d-Sima kaydı :
Eserin müellife okunduğu ve müellif tarafından
düzeltildiği hakkındaki kayıttır. Kimi kitaplarda eserin
sonunda yer alır.
e-Mukabele kaydı :
Müellif hattı olan esas nüsha, diğer tam veya iyi
bir nüsha ile karşılaştırılmış olduğunu belirten
kayıttır. Kimi kitaplarda sima' kaydında olduğu gibi
yazma eserin sonunda bulunur.
f.Besmele:
Yazmalar besmele (Bismillâhi'r-rahmani'r-rahim) "
Esirgeyip bağışlayan Allah'ın adıyla " ile başlar.
g.Hamdele:
Allah'a hamd ve şükran bölümü "Elhamdülillâh"
kelimesinin kısaltılmışıdır.
h.Salvele:
Peygambere dua ve methiye "övgü"nin yer aldığı bölüm.
i.Dibâce /mukaddime:
Esere giriş, önsöz bölümüdür. Müellif burada
sebeb-i telif kısmında eseri niçin yazdığını, kendi
adını, eserin adını ve telif tarihini bildirir. Divanda
ise şair, mahlâsını şiirler arasında verir.
j.Fihrist : Yazma
eserlerde fihrist bazen dibâce'den önce, bazen de sonra
yer alır. Kitabın bölümleri olan cüz, fasıl ve bablarda
açıklanır.
k.Eserin metni:
Eserin asıl bölümüdür.
l.Hatime :
Kitabın sonuç bölümüdür.
m.İstinsah kaydı:
Ketebe kaydı da denen bu bölümde yazmanın istinsah
tarihi, müntensihi, istinsah yeri kaydedilir. Bazı
yazmalarda bu bölümde müellif adı ve kitap adı, telif
tarihi de verilir. Müstensih adından önce "el-fakîr"
"el-hakîr" gibi tevazu sıfatları da kullanılır.
2.DEĞERLENDİRME :
El emeği ile tek tek meydana getirildiği için yazma
eserler, basma eserlerden farklı bir değer taşır. Yazma
eserlerde konunun öneminden başka, elde bulunan bir
nüshada yer alması gereken özellikler :
a- Tek (ünik)
nüsha (bilinen tek nüsha),
b- Nadir nüsha,
c- Eski tarihli
nüsha,
d- Müellif hattı
(Müellif yazısı) olan nüsha (esas nüsha),
e- Müellifin
söyleyerek yazdırdığı nüsha (müellif nüshası),
f- Müellife
okunarak kontrol edilmiş ve düzeltilmiş nüsha (sima
kaydı olan nüsha),
g- Müellif
müsveddesinden tebyiz edilmiş (temize çekilmiş) nüsha,
h- Müellif
nüshası ile karşılaştırılmış nüsha (mukabele kaydı olan
nüsha),
i- Müellif
nüshasından istinsah edilen nüsha,
j- Müellifin
yaşadığı devirde istinsah edilmiş olan nüsha,
k- Müellifin
yaşadığı devre en yakın bir tarihte intinsah edilmiş
olan nüsha,
l- Mevcut
nüshalar içinde tamam olan nüsha,
m- Sanat değeri
taşıyan nüsha (yazı, tezhip, minyatür ve cilt bakımından),
n- El yazma esere
sahip olan kişi hakkındaki kayıt (temellük kaydını
taşıyan nüsha),
o- Yazmanın
önemli bir kişi adına (padişah, sultan, devlet adamı)
veya kütüphanesi için yazılmış olması.
Bunlar, yazma eserlerin değerini arttıran ve onların
değerlendirilmesinde göz önünde tutulması gereken
özelliklerdir.
3.TELİF METODLARI :
Yazma eselerde, eseri yazan kimse
müellif (yazar)'dır. Bir de bu eseri kâğıt
üzerine geçiren, yazan kişi ; müstensih (hattat) vardır.
Müellif, eseri telif eder,
müstensih bundan
veya daha sonra meydana gelmiş olan çeşitli nüshaları
birinden istinsah
(kopya) ederek çoğaltır. Bunun sonucu olarak yazma
eserin meydana getirilmesinde emeği olan müellif ve
müstensihe karşılık, iki türlü de tarih vardır ki biri
eserin müellifi tarafından
telif edildiği (yazıldığı) telif tarihi, diğeri
ise, müstensih tarafından
istinsah (kopya) edildiği istinsah tarihi'dir.
Yazmaların bibliyografik künyelerinde bu iki tarihin de
tesbiti gerekir.
Yazma eserlerin ilk nüshası "müellif nüshası"dır ki bu
da iki şekilde olabilir:
a)Müellif hattı:
Müellifin, eserini kendi el yazısı ile yazmasıdır.
b)Müellif diktesi: Müellifin, eserini bir kimseye
söyleyerek yazdırmasıdır. Bu, müellif nüshasıdır fakat
müellif yazısı değildir.
Kütüphanelerimizde bulunan yazmaların, esas nüsha
dediğimiz müellif nüshaları çoğu kere mevcut olmayabilir.
Aslı kaybolmuş veya elde kopye edilmiş diğer nüshaları
kalmış olabilir. Öte yandan bazı yazmaların nüshalarının
sayısı pek çok olduğu halde bazıları tek, bazıları ise
nadir, yani sadece birkaç tanedir. Ancak, bu durum
hiçbir zaman kesin olarak söylenemez. Zira, hiç ümit
edilmeyen bir zamanda, umulmayan bir yerde yeni bir
nüsha ortaya çıkabilir. Bu bakımdan bilinen tek nüsha
veya bilinen nadir
nüshalardan biridir demek daha doğru olur.
İstinsah tarihi bulunmayan yazmalarda kâğıdın cinsi,
yazı çeşidi, mürekkebi, tezhip tarzı, minyatürü ve cildi
yazmanın devrinin tayininde en büyük yardımcıdır. Ancak,
bunlara dayanarak kitabın yazıldığı dönemi belirlerken
çok dikkatli olmak gerekir. Çünkü, eldeki kitabın cildi
daha sonra yapılmış olabileceği gibi, daha eski bir
devirde yapılmış olan bir cilt daha sonra yazılmış olan
bu esere geçirilmiş olabilir. Bunun gibi, eser sonradan
tezhiplenmiş veya minyatürleri daha sonra yapılmış
olabilir. Bazı yazmalarda tezhip veya minyatür için
ayrılmış boşluklara rastlanması bu durumu açıklar ;
bunlar için yer ayrıldığı halde sonradan yapılmış ve
yerleri boş kalmış olabilir. Bizi bu kanıya götüren
özelliklerin tanınması da çok eser görmek ve birbiri ile
karşılaştırarak çeşitli devirlerin karakterlerinin çok
iyi olarak öğrenilmesine bağlıdır. Yanıltıcı olmaması
için çok iyi bilinmeyen hususlarda kesin sonuçlar
çıkarmadan bu durumları belirtmek daha doğru olur.
4.YAZMA ESER TÜRLERİ :
a.Cönk
(dana
dili - beyazî): Enine açılan kitaplara bu isim verilir.
Genellikle halk şairlerinin şiirlerinden, kısa
hikâyelerden ve dualardan oluşan mecmualardır.
b.Fevaid
: Yazmaların aralarındaki ve sonlarındaki boş
yapraklarında, zahriyelerinde, sayfa kenarlarında
bulunan not şeklindeki faydalı bilgilerdir.
c.Hamiş:
Mektubun altına ilave edilen yazı.
d.Haşiye
: Genellikle bir kitabın sayfa kenarlarına veya satır
aralarına yazılan ve eseri açıklayan veya ek notlar
şeklinde yazılan yazılardır. Haşiye yapana muhaşşi
denir. Haşiyeler bazı hallerde metinden ayrı bir eser
şeklinde olabilir. Fişte kimin hangi eserine haşiye
olduğu not bölümünde kaydedilir. Metnin adına göre isim
almış haşiye örneği : "Haşiye alâ Camiü's-sahih", Yeni
isim almış haşiye örneği : "Fütuhü'l-Ğayb".
e.Külliyat
: Aynı yazarın eserlerini bir cilt içinde toplayan
kitaplardır. Külliyat içinde toplanmış olan eserler,
mecmuatü'r-resail içindeki risaleler gibi ayrı ayrı
fişlenirler. Yer numaraları ve yapraklarının tesbitinde
mecmuatü'r-resail'deki kurallar uygulanır.
f.Mecmuatü'r-resail:
Şark yazmalarında rastlanan diğer bir şekil de
Mecmuatü'r-resail denilen Risaleler Mecmuasıdır. Bir
cilt içinde çeşitli eserler bulunan kitaplara denir. Bu
eserler bir arada ciltlenerek veya birbiri arkasına
kopya edilerek mecmuatü'r-resail meydana getirilir. Ayrı
birer müellifi, kitap adı, konusu, hamdele, salvele,
dibace ve hatimesi, istinsah kaydı bulunan risaleler
müstakil bir kitap gibi işlem görürler ve her birinin
bibliyografik künyeleri ayrı ayrı tesbit edilir.
Risalelerin yer numaraları, içinde bulunduğu cildin yer
numarasıdır. Mecmuatü'r-resail içindeki risaleler ayrıca
bir yer numarası alır ve bu numara, cildin yer
numarasından sonra payda ile gösterilir : 1/1, 1/2, 1/8
gibi.
Mecmuatü'r-resailler baştan sona kadar devam eden bir
yaprak numarası alırlar. Ancak her risale ayrı yaprak
numarası almaz. Her risalenin yaprak numarası o cilt
içinde bulunduğu yapraklara göre, yaprakların a ve b
yüzleri de belirtilerek gösterilir :
1.
risale 1b - 43a
2.
risale 43b - 87b
3.
risale 221a - 298b gibi.
Batı ülkelerinde yaprağın a yüzü için recto (r), b yüzü
için verso (v) terimleri kullanılır. Kitaba konulan
yaprak numaralarında a ve b yüzleri yazılmaz sadece
yaprak sayısı 1, 2, 3... yazılır. Ancak
mecmuatü'r-resail ve külliyatlar içindeki eserlerin o
kitap içinde bulunduğu yapraklar belirtilirken, a ve b
yüzleri de tesbit ve katalog fişlerine kaydedilir. Bir
de yazmalardan faydalanılarak yapılan yayınlarda kaynak
verilirken tam sayfayı belirtmek için a ve b yüzleri ile
gösterilirler.
g-
Muhtasar:
Bir eserin kısaltılmış şeklidir.
h.Murakka'a
: Muhtelif yazı örneklerini içeren kitaplardır.
i.Müsvedde
: Bir yazarın karalama halindeki notlarını oluşturan
kitaplardır.
j.Sefine:
Türkçe gemi anlamına gelen ve çoğu kere birbiriyle
ilgisi olmayan, büyük küçük hacimli eserleri bir araya
toplayan kitaplardır.
k.Sevad:
Notlardan, hat örneklerinden ve orijinalinden kopya
edilmiş derlemelerdir.
l.Şerh:
Bir eserin metnini açarak, açıklayarak meydana getirilen
eserlere şerh, bu eserin müellifine de şarih
denir. Şerhler genellikle metin ile bir arada bulunur.
Metinden bir kısım alınır, altında onun şerhi (açıklaması)
yapılır. Şerhler çoğu zaman esas metnin adını da içine
alan isimler taşırlar. "Şerh-i Fususü'l-hikem", "Şerh-i
Gülistan" gibi. Kataloglamada şerhin, kimin, hangi
eserinin şerhi olduğu, fişin not bölümünde belirtilir.
m.Şukka:
Küçük kâğıt parçalarına yazılarak kitaba iliştirilmiş
notlardır. Bu notlar, tarih, edebiyat ve sanat
bakımından önemli olabilirler. Bunların da sayfalarının
a ve b yüzleri gösterilerek tesbit edilmesi yararlıdır.
n.Talika
(Talikât): Bir kitabın bazı yerlerini açıklayıp,
aydınlatmak amacıyla o kitabın kenarına veya ayrı bir
risale halinde yazılan düşünceler, fikirler,
yorumlardır. Talik yazana talikacı, talikatçı denir.
İbnü'l-Münir, Nasireddin Ahmed bin Muhammed
el-İskenderî'nin "el-İntisaf" adlı eseri Zemahşeri'nin
"el-Keşşaf an hakaiki't-tenzil" adlı eserine bir
talikadır.
o.Tefsir:
Kur'anıkerim'in açıklamasıdır. Tefsir yapana müfessir
denir. Tam tefsir Kur'anıkerim'in tamamının veya bir
kısmının açıklaması olabilir; o zaman hangi sûreden
hangi sûreye (hatta o sûrenin kaçıncı ayetinden kaçıncı
ayetine) kadar tefsiri olduğu tesbit edilir. Bazı cüz,
sûre ve ayetlerin tefsiri da olabilir. O zaman da hangi
cüz, hangi sûre veya ayetin tefsiri olduğu tesbit edilir
ve bunlar katalog fişinde "not" bölümünde belirtilir.
Kur'anıkerim: 30 cüz; her cüz 20 sayfa; 114 sûre ve 6666
ayettir. Cüz ve hizibler sayfa kenarlarında cüz ve hizib
gülü denilen şekillerle belirtilir. Her cüz 4 hizibdir.
Sûreler, sûre adının da kaydedildiği başlıklarla
birbirinden ayrılır. Ayetler ise her sûre içinde 1'den
başlayarak, içinde ayet sayısını da veren küçük yuvarlak
işaretlerle belirtilmiştir. Bazı Kur'anıkerim'lerde ayet
sayısı verilmemiştir.
p.Telhis:
Bir eseri hulâsa ederek, kısaltarak, özetleyerek meydana
getirilen esere telhis; telhis yapana telhisci,
telhisatcı denir.
r.Telif eser:
Herhangi bir konuda telif edilen, yazılan eserlerdir.
Telif eden (yazan) kişiye müellif, telif edilen eserlere
de müellefat denir. Şark yazmalarında bir eseri
ilâvelerle genişleten, açıklayan, kısaltan kişiler
(şarih, muhaşşi, talika ve telhis sahipleri) de müellif
sayılırlar ve kataloglamada bunlar için de müellif gibi
işlem yapılır.
s.Tercüme eserler:
Bir dilde yazılan bir eserin başka dile çevrilmesi ile
maydana getirilen eserlerdir. Tercüme edene mütercim
(çeviren), tercüme edilmiş eserlere de mütercem
denir. Tercüme eserlerde mütercimlerin durumu tercüme
edilen esere göre tesbit edilir.
t.Zeyl:
Bir eserin konusunu devam ettiren ve onu tamamlayan
eserlerdir. Genellikle tarih, biyografi ve bibliyografya
eserlerinde zeyller çoktur. Zeyli meydana getirene
zeyl yapan veya zeylci denir. Çoğunlukla
başka kişi tarafından yapılan zeyller bazı hallerde de
eseri yazan müellif tarafından veya bir eser için birkaç
zeyl de yapılmış olabilir. Nev'i-zâde Ataî'nin
"Hadaikü'l-hakaik...."adlı eseri Taşköprüzade'nin
"Şakaikü'n-numaniye..." adlı biyografik eserinin
zeylidir ve bu esere sonradan birçok zeyl yapılmıştır.
5.TASNİF VE KATALOGLAMA:
Kitap, belli bir kişi tarafından belli bir isimle, belli
bir konu üzerinde yazılan eserdir. Bu eserin tasnif
kurallarına göre, bir mukaddime, bablara ayrılan ana
kısım ve hatimeden oluşması gerekir. Ancak bazı
kitaplarda bu unsurlardan bir kısmı bulunmayabilir.
Kur'an'la başlayan yazılı İslâm literatürü asırlar boyu
devam eden İslâm alimlerinin çabalarıyla muazzam bir
yazılı edebiyat haline gelmiştir. İslâm medeniyetinde
modern ilmin ortaya çıkmasına kadar mevcut olan ve
toplumun ihtiyaç duyduğu her ilim sahasında kitap
yazılmıştır.
Konularında kitap yazılan bu ilimleri kısaca şöyle
tasnif edebiliriz:
a.Din
ilimleri:
Tefsir, kıraat, tecvid, usul-i tefsir, hadis, icazet,
şemail, akaid(kelam), fıkıh, usul-i fıkıh, feraiz, adab-ı
şer'iye, zühd-tasavvuf, mevaiz, dini ahlak, havas, ediye.
b.Dil
ilimleri:
Hat, sarf, nahiv, lugat.
c.Edebiyat:
Şiir, şiir tenkidi, aruz, kafiye, edeb, belagat, meani,
inşa sanat, atasözleri, folklor, masal, destan.
d.Tarih
: Siyasi-askeri tarih, medeniyet tarihi, siyer, megazi,
ensab, biyografi-tabakat, menakıb, ilim tarihi, münşeat,
dinler tarihi.
e.Coğrafya.
f.Felsefe:
ilahiyat, mantık, cedel, siyaset, ahlak.
g.Riyaziyat:
Hesap, cebir, mesaha, hendese, vefk, astronomi,
astroloji, mikat, musiki, mevazin-mekayil, meteoroloji.
h.Fizik:
Hey'et, optik, ilmü'l-ahcar ve'l-meadin, cerrü'l -
eskal, fenn-i harb.
ı.Kimya
, simya, çeşitli el sanatlarına dair kitaplar.
i.Tıp:
Genel tıp, cerrahi, baytarlık, bah.
j.
Zooloji:
Hayvanat, baznameler.
k.Botanik:
filaha, nebat
l.Sihir
m
.Rüya tabiri
n.Ansiklopedik
eserler, fihristler.
Bu
ilimlerin hepsinde yazma eserler bulmak mümkündür. İslâm
alimleri tarafından fihristleme metodu bilinmekle
beraber, modern manada yazma kataloğu çalışmaları
Batı'da başlamış, müslüman alimleri bu konudaki
çalışmaları onlardan öğrenmişlerdir. 19. yüzyılın ikinci
yarısından itibaren müslüman ülkelerinde çok sayıda
yazmalar kataloğu hazırlanmıştır.
Yazma kitapların tasnifi ve kataloglarının yapılması
geniş kültür ve bilgi birikimi isteyen bir iş, önemli
derecede tecrübe, dil bilgisi, genel kültür isteyen bir
konudur. Sadece dil ve genel kültür bu konuda yeterli
değildir. Bir yazmanın tanıtımında bazı hususlar vardır
ki, bunlar tecrübe bilgi birikimi ve sezgiyle ortaya
çıkar.
Tesbit fişi hazırlanması:
Bugün kütüphanelerimizde bulunan yazmaların; Arap
harfleriyle yazılmış olması, eserlerin bir çoğunun
devrin ilim dili olan Arapça; bir kısmının da edebiyat
dili olan Farsça ve içinde bu dillerden pek çok kelime
bulunan Osmanlıca ile yazılmış olması, bu eserlerin
tasnif ve kataloglanmasında bir çok güçlükler ortaya
çıkarmaktadır. Diğer taraftan çeşitli yazılarla (nesih,
ta'lik, rık'a, sülüs, divanî, kûfi, reyhanî, muhakkak,
siyakat vb. gibi) yazılmış olan yazmaların okunuşları da
güçlük yaratmaktadır. Ayrıca yazma eserlerin
bibliyografik künyelerinin tesbitinin, basma eserlerden
farklı ve bazen uzun bir çalışmayı gerektirecek şekilde
olması da çok önemlidir.
Katalogları yapacak ekip şu hususları şahsında toplamış
olmalıdır :
a) îlmi ve yazmaları sevmesi gerekir, îstek ve heves
olmadan hiç bir iş mükemmel yapılamaz.
b) Yazmaların dilini iyi biîmesi gerekir. Üç doğu şilini
yani Arapça, Türkçe Farsça'yı bilirse daha iyi olur.
Buniarin yanında Batı'cla yapılan kataloglardan
faydalanacak kadar üç büyük batı dilini de anlarsa
mükemmel olur.
c) Yazmalar üzerinde çalışmış, çeşitli katalogları
görmüş olması gerekir. Böylece, kitapların tesbit
fişlerini muntazam çıkarma imkanım elde etmiş olur.
d) Her ilmin konusundan, ana meselelerinden bir
edebiyatçının haberdar olacağı kadar haberdar olması
gerekir. e) îslam tarihim ve biyografi kitaplarım iyi
tanımalı. Biyografi kitaplannın ve tarih kültürünün
yardımıyla müskillerini çözebilmeli.
Basma eserlerin çoğunda iç kapakta kolaylıkla
bulabildiğimiz, bibliyografik künyenin iki önemli unsuru
olan yazar ve kitap adlarının, yazma eserlerde tesbiti
için bazı hallerde eserin baş ve sonundan sayfalarca
okumak gerekmektedir. Bu durumda, yazma eser bulunan
kütüphanelerde görev alacak yazma eser Arapça, Farsça
veya hiç olmazsa iyi derecede Osmanlıca bilmesi
mecburiyeti gerektiği ortaya çıkmaktadır. Yazmaların
kataloglanmasındaki değişik yöntemler, kütüphanecilik
yönünden özel bir çalışmayı ve bilgiyi gerektirmektedir.
Yazma eserler ve özellikle Doğu yazmalarının tekniğini
koruyarak bastırılan eski basma eserlerin tasnif ve
kataloglanmasında yapılan ilk çalışma tesbit fişi
doldurulmasıdır. Bu eserlerin katalog fişlerinin
hazırlanması ve demirbaş kitap kayıt defterlerine
kaydedilmesi işlemleri, tesbit fişlerinden
yararlanılarak kolaylıkla yapılır.
Tesbit fişlerinde :
*Kütüphanenin
bulunduğu il, ilçe adı,
*Kütüphane
adı
ve koleksiyon adı,
*Müellif:
(mütercim,
şarih, muhaşşi vb. gibi) adı, şöhreti, lâkabı, öz adı,
baba, dede adı, varsa nisbeti (doğduğu yere veya mensub
olduğu dinî tarikata göre) ve doğum, ölüm tarihleri ile
birlikte verilir.
*Kitap
adı:
Müellifin kitabında verdiği şekliyle ve ayrıca telif
tarihi de bulunabilir.
*Dili:
Eserin hangi dilde yazıldığı,
*Ciltsayısı:
Eser
birden fazla ciltten meydana gelmiş ise, her cilt için
ayrı tesbit fişi yapılır.
*Tarihi:
Telif ya da tercüme tarihi.
*Yaprak
sayısı:
Basma eserlerdeki sayfaya karşılık, yazma eserlerde
yaprak (varak) sayısı kullanılır. Eğer esere önceden
yaprak numarası konmamışsa, metnin başladığı ilk
yapraktan itibaren numaralanır ve numaralar soldaki
sayfanın üst köşesine kurşun kalemle yazılır. Eğer
metinden önce yazılı yapraklar varsa onlar ayrıca
numaralanır ve artı (+) işareti ile gösterilir.
Mecmuatü'r-resail ve külliyatlarda baştan sona kadar
devam eden bir numara verilir ve içlerindeki her eser
için ayrı tesbit fişi yapılarak, kitap içinde
bulundukları yaprak numaraları a ve b yüzleri de
belirtilerek kaydedilir. Eğer eserin yaprakları önceden
numaralanmışsa bir defa kontrol edilmesi faydalı olur.
Herhangi bir atlama veya tekrar varsa düzeltilir. Yaprak
"yk" kısaltması ile gösterilir. 245 yk., 11+158 yk., 184
+ 2yk., 33b-75a gibi.
*Ölçüsü:
Yazma
eserlerde ölçü, dış ve iç ölçü olarak tespit edilir ve
milimetre " mm " şeklinde yazılır.
Dış ölçü : Kitabın yaprağının boy ve enini
gösteren ölçüdür. Kitabın dışından ve cildinden ölçü
alınmaz.
İç
ölçü : Kitabın yaprağı üzerinde yazının bulunduğu alanın
ölçüsüdür. Bazı yazma eserlerde yazının etrafı bir
cetvel ile çerçevelenmiştir. Bazılarında ise cetvel
yoktur. Cetvel yoksa başlıksız tam metinli sayfanın
ölçüsü alınır. İç ölçü tesbit edilirken kitabın baş,
orta ve son kısımlarında birkaç yerden kontrol edilmesi
gerekir. Eğer bu ölçüler farklı ise, o zaman başka
anlamında "bb" kısaltması ile gösterilir.
235 x 160 - 180 x 120 mm.
235 x 160 - bb x bb mm. gibi.
*Satır:
Başlıksız ve tam metinli bir sayfada bulunan satır
sayısı sayılır ve kaydedilir. Satır sayısı için "st"
kısaltması kullanılır. Kitabın baş, orta ve son
sayfalarında satır sayıları kontrol edilir. Eğer satır
sayısı bütün sayfalarda aynı ise 13 st., 25 st. şeklinde
kaydedilir. Değişik sayfalarda satır sayıları farklı ise
başka başka anlamında " bb " kısaltması ile "bb. "," st."
olarak kaydedilir.
*Sütun:
Manzum eserlerde, divanlarda, eserin kaç sütun halinde
yazıldığı yani bir sayfada kaç sütun olduğu " stn. "
kısaltması ile gösterilerek kaydedilir ; 3 stn., 4 stn.
gibi. Bu kayıt için tesbit fişinde ayrı bir bölüm yoksa
da satır kaydı yanına yazılması gerekir.
*Hattın
cinsi:
Yazının cinsi ile birlikte hattatın adı, istinsah tarihi
ve yeri de yazılıdır.
*Tezhip
ve tezhibin cinsi:
Eserin hangi bölümlerinin zahriye, serlevha, konu veya
bölüm başlıkları: "Hâtime, Kur'anıkerim'lerde ayrıca
sûre başlıkları, cüz, hizib işaretleri vb. gibi" ve
hangi sayfalarının tezhipli olduğu ve tezhibin derecesi
tezhipli, nefis tezhipli ve pek nefis tezhipli olarak
kaydedilir. Minyatür, şekil, resim, levha, plân, harita
vs. eserin içinde kaç tane oldukları ve bulundukları
yapraklar a ve b yüzleri belirtilerek kaydedilir.
*Cildin cinsi:
Cildin çeşidine, özelliğine ve sanat değeri taşımasına
göre; pek nefis, nefis olarak nitelendirilir.
*Kitabın fiatı:
Eski vakıf kitaplar için bunun tesbiti güçtür. Ancak son
devirlerde satın alınanlar için yazılır.
*Nereden
ve ne suretle geldiği, tarih: Kitabın kütüphaneye ne
suretle geldiği ; bağış, devir, satın alma ve hangi
tarihte geldiği kaydedilir.
*Tasnif numarası:
Yazmanın konu numarasıdır.
*Eski
kayıt
: Kitabın bulunduğu önceki koleksiyonda taşıdığı
numaradır.
*Açıklamalar:
Bu
açıklamalar bölümünde kitapta görülen ve fişte ayrı bir
yeri olmayan önemli özellikler, kitabın muhtevası ve
kitabın fizikî durumu ile ilgili bazı hususlar (başı
eksik, sonu eksik, yaprakları rutubetli veya okunmaz
durumda vb.) yazılır. Bu açıklamalar bu bölüme sığmadığı
takdirde fişin arkasına veya ek bir kâğıda yazılabilir.
5.1.KATALOGLAMADA ÇIKARILACAK FİŞLER :
Yazma eserler incelenerek tesbit fişine bibliyografik
künyeleri geçirilir. Katalog fişine bilgiler
geçirilirken şu yol izlenir: Mecmuatü'r-resail ve
külliyat içindeki eserler ayrı ayrı fişlenir. Birden
fazla ciltli eserler için tek fiş yapılır. Ancak
bibliyografik künyede müellif ve kitap adından sonra
gelen unsurlar her cilt için fişin altında ayrı ayrı
belirtilir. Bir fişe sığmazsa iki, üç ek fiş kullanılır.
Yazma eserlerde, basmalarda olduğu gibi her eser için
genel olarak üç (müellif, kitap, konu) fiş çıkarılır.
Ancak duruma göre ek fişler ile gerek müellif gerek
kitap adı için gönderme fişleri de hazırlanır.
-
Asıl metne tam uyularak yapılan tercümeler, müellife
göre fişlenir, mütercime ek fiş çıkarılır.
-
Asıl metne tam uyulmadan yapılan tercümeler, mütercime
göre fişlenir, asıl eserle ilgisi notlar bölümünde
belirtilir.
-Mütercimi
belli olmayan tercümelerde fiş müellife çıkarılır,
tercüme olduğu ise notlarda belirtilir.
Katalog fişi düzeni ve bibliyografik künyenin fişe
geçiriliş sırası :
Tasnif No. Kütüphane adı
ve
Kitap No
Müellif (şöhreti, lâkabı öz adı, baba adı, dede adı,
nisbeti), doğum - ölüm tarihi.
Kitap
adı, eserin dili, telif tarihi, cilt sayısı, yaprak,
ölçü, satır, sütun, yazı cinsi, hattat, istinsah yeri,
istinsah tarihi, tezhip, minyatür, cilt nev'i,
Muhteva kaydı,
Not :
Kitapta bulunmayan, ancak kitap dışından bibliyografik
ve biyografik kaynakardan bulunarak tamamlanan isim ve
diğer bilgiler, köşeli parantez [...] içinde fişe
kaydedilir.
Bir esere müellif tarafından isim verilmemişse ve diğer
kaynaklardan da bulunamamışsa, bu durumda eseri tasnif
edenler tarafından kitabın konusuna ve diline uygun bir
isim verilir ve yuvarlak parantez (...) içinde
kaydedilir. Katalog fişinin muhteva kısmında, eserin
muhtevası (eserin içinde bulunan konu ile ilgili
açıklamalar) konunun başlangıç ve sonu belirtilerek
kaydedilir. Eser birden fazla ciltli ise her cildin
muhtevası ayrı ayrı belirtilir.
Katalog fişinin not kısmında eserin (şerh, haşiye,
tercüme vb.) dayandığı diğer eser ve müellifi, yazma
eseri ilmî ve manevî bakımından değerlendiren temellük,
sima ve mukabele kayıtları ile kitabın fizikî durumunu
ilgilendiren açıklamalar kaydedilir.
Yazma eserlerin tasnif ve kataloglanması sırasında;
biyografik, bibliyografik kaynaklardan ve kütüphane
kataloglarından yararlanılır.
Bazı eserlerde, özellikle Kur'anıkerim'lerde
tercümelerin, satır aralarında verildiğine de rastlanır.
Bu takdirde bu eser için " Satır Araları Türkçe
Tercümeli " veya " Satır Araları Farsça Tercümeli "
şeklinde not koymak gerekir.
6. YAZMALARIN TESPİTİ İÇİN GEREKLİ BAŞVURU
KİTAPLARI :
6.1.TÜRKÇE YAZMALAR İÇİN GEREKLİ BAŞVURU KİTAPLARI :
Türkçe bir yazma eser söz konusu olduğunda, kaynaklardan
aranabilmesi için öncelikle o eserin adı ile yazarının
tesbit edilmesi gerekir. Bu amaçla kaynaklardan iki
koldan bilgi toplanmaktadır ; Birincisi yazar , ikincisi
eser adıdır.
Yazar hakkında bilgi; bir yazarın yaşadığı zamanın
tespiti ve biyografisi için gerekli müracaat
kitaplarının en önemlileri şunlardır:
a.
Atayî'nin "Hada'iku'l-Haka'ik fi Tekmileti'ş-Şaka'ik" (İst.
1268).
b.
Bağdatlı İsmail Paşa'nın "Hediyyatü'l-Arifîn
Esmau'l-Mü'ellifîn ve Asaru'l- Musannifîn" (İst.
1951-1955).
c.
Bağdatlı İsmail Paşa'nın "İzahu'l-Meknun fi'z-Zeyli 'ala
Keşfi'z- Zunun ´an Esami'l- Kutubi ve'l-Funûn" (İst.
1945-1947).
d.
Bursalı Mehmet Tahir'in "Osmanlı Müellifleri"
(İst.1914-24).
e.
Fındıklı İsmet'in "Tekmiletü'ş-Şaka'ik fi Hakkı
Ehli'l-Haka'ik " (ist. 1989).
f.
İbnulemin Mahmut Kemal İnal'ın "Son Asır Türk Şairleri"
(İst. 1930-40).
g.
Katip Çelebi'nin "Keşfu'z-Zunûn 'an Esami'l-Kutubi
ve'l-Funûn"(İst. 1341-44).
h.
Mecdi'nin "Haka'iku'ş-Şaka'ik" (İst. 1852).
i.
Mehmed Süreyya'nın "Sicill-i Osmani" (İst. 1308-11).
j.
Sadettin Nüzhet Ergun'un "Türk Şairleri" (İst. 1935)
k.
Şemseddin Sami'nin "Kamusu'l-A'lam" (İst. 1306-1016).
l.
Şeyhî'nin "Vakayiu'l-Fuzala" (İst. 1989).
Türkçe yazmalar için bilinmesi gerekli eserler; Kimi
hallerde bir şairle, yazarla veya eserle ilgili olarak "
tezkiretü'ş-şu'ara " adı verilen şairlerin
biyografilerini ve eserlerini içine alan kaynaklara
başvurmak gerekir.
15. yüzyılda başlamış 19. yüzyılın sonuna kadar devam
eden bu gelenekte, Doğu Türkçesi ile yazılanlar için
ünlü Çağatay şairi Ali Şir Nevaî (öl.1501) tarafından
kaleme alınan Mecalisü'n-Nefais ile onun zeyli olan
Sadikî'nin kaleme aldığı Mecma'u'l-Havass'a bakılabilir.
Anadolu sahasında Sehi Bey'in yazdığı Heşt Behişt (İsen,
Mustafa, Sehi Bey Tezkiresi, Heşt Bihişt, İstanbul 1980,
Ankara 1988) adlı tezkireyi sırasıyla Latifî'nin kendi
adıyla yazdığı Latifî tezkiresi (İsen, Mustafa, Latifi
Tezkiresi, Ankara 1990, Ankara 1999); Ahdî'nin Gülşen-i
Şu'ara; Aşık Çelebi'nin Meşa'irü'ş-Şu'ara; Hasan
Çelebi'nin Kınalızade Tezkiresi; Beyanî'nin yine kendi
adıyla anılan Beyanî Tezkiresi; Riyazî'nin
Riyazü'ş-Şu'ara ; Kafzade Faizî'nin Zübdetü'l-Eş'ar ;
Rıza'nın Rıza Tezkiresi ; Yümnî'nin Yümnî Tezkiresi ;
Asım'ın Zeyl-i Zübdetü'l-Eş'ar; Güftî'nin
Teşrifatü'ş-Şu'ara; Mücîb'in kendi adıyla anılan Mücîb
Tezkiresi; Safayî'nin yine kendi adıyla anılan Safayî
Tezkiresi; Salim'in Salim tezkiresi ; Belîğ'in
Nuhbetü'l-Asar li-Zeyli Zübdeti'l-Eş'ar; Ramiz'in Adab-ı
Zürefa; Silahdar'ın kendi adıyla anılan Silahdar
Tezkiresi; Safvet'in Nuhbetü'l-Asar min Fera'idi'l-Eş'ar;
Tevfik'in Mecmu'atü't-Teracim; Es'ad'ın Bağce-i
Safa-enduz; Arif Hikmet'in Tezkire'si ve son olarak
Fatin'in Hatimetü'l-Eş'ar adlı eserleri izler. Ayrıca,
Haluk İpekten, Mustafa İsen, Recep Toparlı, Naci Okçu ve
Turgut Karabey tarafından hazırlanan Tezkirelere Göre
Divan Edebiyatı İsimler Sözlüğü de (Ankara 1998) bu
konuda önemli bir kaynaktır.
6.2.ARAPÇA YAZMALAR İÇİN GEREKLİ BAŞVURU KİTAPLARI :
Arapça yazma eserleri kataloglamak için başvuru
kaynakları sayılamayacak kadar çoktur. Ancak bu eserde
sadece önemli olanlar sıralanmıştır. Özellikle bu
kaynaklar müellif ve kitap adlarının doğruluğu
bakımından önemlidir. Seçilen eski ve yeni olan bu
kaynakların bazıları Arapça, bazıları ise, Avrupa
dilleri ile yazılmıştır. Bu konuda en güvenilir
kaynaklar şunlardır:
a.
İbn en-Nedim'in el-Fihrist (Laybez 1871-1877).
b
.Katib Çelebi'nin Keşfu'z-Zunun 'an Esami'l-Kutubi
ve'l-Funun (İst. 1341-44).
c.
Bağdadlı İsmail Paşa'nın İzahu'l-Meknun fi'z-Zeyli 'ala
Keşfi'z-Zunun 'an Esami'l-Kutubi ve'l-Funun (İst.
1945-1947).
d.
Bağdadlı İsmail Paşa'nın Hediyetü'l-Arifin,
Esma'u'l-Mü'ellifin ve Asaru'l-Musannifin (İst.
1951-55).
e.
Hayreddin ez-Zirkli'nin el-A'lam Kamusu Teracim
li-Eşheri'r-Rical ve'n-Nisa' mine'l-'Arab
ve'l-Musta'ribin ve'l Mustaşrikin (Beyrut 1990)
f.
Ömer Rıza Kehhale'nin Mu'cemu'l-Mü'ellifin Teracimu
Musannifi'l Kutubi'l -'Arabiyye (Damascus 1957-61).
g.
Carl Brockelmann'ın Geschichte der Arabischen Litteratur
(Leiden 1937-42). ile bu esere ek olarak hazırladığı
Geschichte der Arabischen Litteratur (Supplementband)
h.
Fuat Sezgin'in Geschichte des Arabischen Schrifttums
(Leiden 1967).
6.3.FARSÇA YAZMALAR İÇİN GEREKLİ BAŞVURU KİTAPLARI :
Farsça yazma eserlerin adlarını ve yazarlarını tesbit
ederken bir katalogcunun kullanması gerekli olan
kitaplar kısaca şöyledir:
A.
Tezkireler
Nizamî-i Aruzî-i Semerkandî, Çahar Makale, E.G.Browne
tarafından 1921'de çevirisi yapılmış, Gibb Persian
Historical Text serisinde basılmıştır. Muhammed Avfî
(öl.1233). Lebab al-albab E.G. Browne ve Mirza Muhammed
Kazvinî tarafından Londra ve Leiden 1903-1906'da
yayınlanmıştır. Devlet Şah-ı Semerkandî (öl. 1507)
Tazkira-i Davlatşah, Gibb'in Persian Historical Text
serisinde The Tazkiratu'ş-Şu'ara of Davlat Şah b.
Ala'ud-davla Bahti Şah al-Gazi of Samarqand adı ile
1901'de basılmıştır. E.G. Browne, A Literary History of
Persia, 4 c. (London 1902-1924), C.A. Storey, Persian
Literature: A Bibibliographical Survey, 3 c. (London
1927-1984)
B.
Önemli Edebiyat Tarihleri
Sa'id Nafisî, Tarih-i Nazm-u Nasr dar-İran ve
dar-Zaban-ı Farsî 2 c. (Tahran 1344/1924-26); Zabihullah
Safa, Tarih-i Adabiyat dar-İran, 3 c. (Tahran
1332/1913); Zabihullah Safa, Ganc-i Suhan, 3 c. (Tahran
1339-40/1920-22); Mirza Muhammad 'Ali Mudarris,
Rayhanetü'l-Edeb fi Taracim al-Ma'rufin bi'l-Kunya
va'l-Lakab av Kuna va'l alkab, 8 c. (Tebriz
1346-49/1927-31)
C.
Bibliyografik Başvuru Kaynakları
Malzeme olarak eldeki yazmanın basılı nüshasının olup
olmadığını kontrol edebilmek için başvurulacak belirli
kaynaklar şunlardır:
Muşar Hanbaba, Mu'allifin-i Kutub-i çap-i Farisî ve
Arabi ez Agaz-ı çap ta kunun, 6 c. Tahran
1340-44/1921-26; Fethi Edhem Karatay, İstanbul
Üniversiteleri Kütüphanesi Farsça Basmalar. İstanbul
1949; M.Orhan Durusoy, İstanbul Belediye Kütüphanesi
Arapça ve Farsça Basma Eserler, 2 c. İstanbul 1953-54.
7.KATALOGLAR:
Bir yazma eserin hangi kütüphanelerde buluduğunu tek tek
o kitaplıklara giderek tespit etmek zaman açısından
imkansız olduğundan basılı kataloglara başvurmak
gerekir. Bu durumda gerek Türkiye'de gerekse yurt
dışında bulunan kütüphanelerin yazma kataloglarının da
tespit edilerek kaynak kitaplar arasına katılması
gerekmektedir.
7.1.YAZMA KATALOGLARI:
7.1.1.TÜRKİYE'DEKİ KATALOGLAR:
A.Ferdi Katalog Çalışmaları:
A.a.Ankara'da:
Türk Dil Kurumu Kütüphanesi'ndeki yazma eserler, Dr.
Müjgan Cunbur, Dursun Kaya, Niyazi Ünver tarafından
hazırlanarak, Türk Dil Kurumu Kütüphanesi Yazma Eserler
Kataloğu adıyla 1999 yılında basılmıştır.
Abdullah Ceylan, Diyanet İşleri Başkanlığı Kütüphanesi
Elyazması Eserler Kataloğu I-II'yi hazırlanmıştır. (
Ankara 1988- )
A.b.İstanbul'da:
Türkiye'de ilk basılı katalog Abdurrahman Nacim Efendi
tarafından hazırlanan Kütüphane-i Damad İbrahim Paşa (İstanbul
1279) kataloğudur. Bunu II. Abdulhamid devrinde basılan
(1293-1325) Hamidî Devri Katalogları adı verilen
defterler izler.
Yusufağa Kütüphanesi Tarihçe, Teşkilat ve Kataloğu
adıyla faksimile olarak basılmıştır. Fehmi Ethem Karatay
Topkapı Sarayı Müzesi'ndeki Arapça, Farsça, Türkçe
kitapların kataloğunu hazırlamış, Türkçe yazmaları
Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Türkçe Yazmalar
Kataloğu adı ile 1961'de basılmıştır.
Günay Kut, Tercüman Gazetesi Kütüphanesi Türkçe Yazmalar
Kataloğu I.'i (İstanbul 1989) hazırlanmış ;
İstanbul Belediyesi'ne ait Atatürk Kitaplığı'ndaki
Muallim Cevdet ve Osman Ergin koleksiyonları üzerinde
çalışmaları başlatan Nail Bayraktar ; Atatürk Kitaplığı
Osman Ergin Yazmaları Alfabetik Kataloğu -I'i 1991,
II'yi 1995, Yeni Bağışlanan Yazma Kitapların Alfabetik
Kataloğu II'yi 1994 yılında yayımlamıştır.
Sadberk Hanım Müzesi Kütüphanesi'ne ait Hüseyin Kocabaş
Yazmaları Katalogu, İsmail Bakar tarafından hazırlanmış,
İstanbul'da 2001 yılında basılmıştır.
Ahmet Ateş tarafından hazırlanan, "İstanbul
Kütüphanelerinde Farsça Manzum Eserler I" (İstanbul
1968)de İstanbul Üniversitesi ile Nuruosmaniye
Kütüphaneleri ele alınmıştır. Yine Fehmi Edhem
Karatay'ın hazırladığı, "Topkapı Sarayı Müzesi
Kütüphanesi Farsça Yazmalar Kataloğu" (İstanbul 1961)
adlı katalog da vardır.
A.c.İzmir'de:
Ali Yardım, İzmir Millî Kütüphanesi Yazma Eserler
Kataloğu'nu iki cilt olarak 1992-94 yılında bastırmıştır
;
A.d.Kayseri'de:
Ali Rıza Karabulut Kayseri'deki kitapları, Kayseri Raşit
Efendi Kütüphanesi'ndeki Türkçe, Farsça, Arapça Yazmalar
Kataloğu adıyla 1982 yılında tek, 1995 yılında iki cilt
halinde yayımlamıştır.
A.e.Konya'da:
Abdülbaki Gölpınarlı tarafından hazırlanan Mevlana
Müzesi Yazmalar Kataloğu dört cilt halinde 1967-94
yılları arasında yayımlanmıştır.
Mehmet Eminoğlu tarafından hazırlanan Koyunoğlu Müze ve
Kütüphanesi Yazma Eserler Kataloğu -I, Konya'da 1997
yılında Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından
basılmıştır.
A.f.Manisa'da:
İsmet Parmaksızoğlu tarafından hazırlanan Manisa Genel
Kütüphanesi Tarih-Coğrafya Yazmalar Kataloğu I. Türkçe
Yazma Tarihler'in basımı 1952 yılında gerçekleşmiştir.
B.Toplu Katalog Çalışmaları
Günümüzde Türkiye çapında bir kataloglama çalışması
sürdürülmektedir. 1935 yılında Profesör Helmut Ritter
başkanlığında Kütüphaneler Tasnif Komisyonu adı ile bir
çalışma başlatılmış, bunun sonucunda; 11 fasikülden
oluşan İstanbul Kütüphaneleri Türkçe Tarih - Coğrafya
Yazmaları Katalogları 1943-1962 yıllarında tamamlanarak
ilim alemine sunulmuştur. İstanbul Kütüphaneleri Türkçe
Divanlar Kataloğu projesi 1947-1976 yılları arasında 4
cilt olarak basılmıştır. İstanbul Kütüphaneleri Hamseler
Kataloğu ise 1961 yılında bir cilt olarak yayımlanmıştır.
B.a.TÜYATOK Projesi:
Türkiye'de Türkiye Yazmaları Toplu Kataloğu çalışmaları
1978 yılında önce Ankara, 1979 yılında da İstanbul'da
başlamıştır. Bu kataloglamada her şehir, il trafik
koduna göre numaralandırılmıştır. 2000 yılında basılan
Burdur II. ile TÜYATOK tarafından 24 fasikül
yayımlanmıştır.
1.
TÜYATOK 1, Ankara 1979: Birinci Katalog, Anıtkabir 16 ;
Cumhurbaşkanlığı 34 ; Türkiye Büyük Millet Meclisi 104 ;
ve Adıyaman İl Halk Kütüphanesi 132 eser yazmayı kapsar.
Bu ciltle toplam 286 eser / risalenin bibliyografik
tanıtımı yapılmıştır
2.
TÜYATOK 2, Ankara 1980: İkinci Katalog, Giresun, Ordu ve
Rize İl Halk Kütüphaneleri yazmalarını kapsar. 619 eser
/ risale tanıtılmıştır.
3.
TÜYATOK 3, Ankara 1981 (34/I): İstanbul Süleymaniye
Kütüphanesi "Ali Nihad Tarlan Koleksiyonu" kitaplarını
içeren bu Katalogla toplam 425 yazmanın bibliyografik
tanıtımı yapılmıştır.
4.
TÜYATOK 4 - 8 İstanbul 1982 - 1984 (07/I-V): Antalya ili
ve ilçelerindeki ; İl Müzesi, Alanya İlçe Müzesi, Akseki
Yeğen Mehmed Paşa Kütüphanesi, Elmalı ve Tekeli İlçe
H.K.leri yazmalarının tanıtıldığı 4., 5., 6., 7. ve 8.
ciltlerle beş ayrı fasikülden oluşan bu Katalogda toplam
4.042 eser / risale tanıtılmıştır.
5.
TÜYATOK 9 Ankara 1984 (34/II): İstanbul Bayezid Devlet
Kütüphanesi "Merzifonlu Kara Mustafa Paşa
Koleksiyonu"nda bulunan Katalogla 467 yazma eser
tanıtılmıştır.
6.
TÜYATOK 10-12 Ankara 1985 - 1986 (01/I-III): Adana İl
Halk Kütüphanesi ve Müzesi'ne ait bu Katalogla, üç cilt
içinde toplam 2.592 yazmanın tanıtımı yapılmıştır.
7.
TÜYATOK 13 Ankara 1987 (34/III): İstanbul Süleymaniye
Kütüphanesi "Amcazade Hüseyin Paşa ve Hekimbaşı Musa
Nazif Efendi Koleksiyonu"ndaki yazmaları içeren bu
ciltle 630 eser tanıtılmıştır.
8.
TÜYATOK 14-18 İstanbul 1990-1995 (05/I-V): Toplam beş
ayrı cilt halinde yayımlanan (TÜYATOK 14-05/I, 15-05/II,
16-05/III, 17-05/IV ve 18-05/V) "Amasya Bayezid İl Halk
Kütüphanesi Yazmaları Kataloğu" ile 4.184 eserin/risalenin
tanıtımı yapılmıştır.
9.
TÜYATOK 19 Ankara 1994 (34/IV): İstanbul Süleymaniye
Kütüphanesi "Mustafa Aşir Efendi Koleksiyonu"nda bulunan
yazmaların tanıtıldığı bu Katalogda toplam 1.155 eser /
risale yer almaktadır
10.
TÜYATOK 20 Ankara 1996 (03): "Afyon İli Yazmaları
Kataloğu" adıyla yayımlanan bu ciltle, Afyon Gedik Ahmed
Paşa İl Halk Kütüphanesi'nde 1.938, Afyon İl Müzesi'nde
12, Dinar İlçe Halk Kütüphanesi'nde 2 olmak üzere toplam
1.952 eser / risale, 1.185 ana başlık altında, katalog
sıra numarasıyla tanıtılmıştır
11.
TÜYATOK 21 Ankara 1997 (10) : "Balıkesir İli Yazmaları
Kataloğu" adıyla yayımlanan bu ciltle, Balıkesir İl Halk
Kütüphanesi'nde 2.439, Dursunbey İlçe Halk
Kütüp-hanesi'nde 185 ve Edremit İlçe Halk
Kütüphanesi'nde 91 olmak üzere, toplam 2.715 eserin /
risalenin 1.246 ana başlık altında katalog sıra
numarasıyla tanıtımı yapılmıştır
l2.
TÜYATOK 22 Ankara 1998 (18) : "Çankırı İl Halk
Kütüphanesi Yazmaları Kataloğu" adıyla yayımlanan bu
koleksiyonla, 683 ana başlk altında sıra/bant numarasıya
l.076 eser / risale tanıtılmıştır
13.
TÜYATOK 23 Ankara 2000 (ISPARTA): "Türkiye Yazmaları
Toplu Kataloğu Isparta" adıyla yayımlanan bu
koleksiyonla 1.401 ana başlık altında 3.060 eser /
risale tanıtılmıştır.
14.
TÜYATOK 24 Ankara 2000 (BURDUR I-II): "Türkiye Yazmaları
Toplu Kataloğu Burdur I-II" adıyla iki cilt halinde
yayımlanan bu koleksiyonla 2.193 ana başlık altında
3.000 eser / risale tanıtılmıştır
15.
TÜYATOK 25 Ankara 2002 (26): " Eskişehir İl Halk
Kütüphanesi Yazmaları Kataloğu" yayımlanan bu
koleksiyonla 861 ana başlık altında 3.000 eser / risale
tanıtılmıştır
Milli Kütüphane kendi yazmaları için TÜYATOK'un
sistemini kullanarak katalog hazırlığına girişmiş ve
yayımlanan şu eserlerle birlikte 1.808 künyenin tanıtımı
yapılmıştır.
B.b.MİLLİ KÜTÜPHANE Yazmalar Kataloğu:
1.
Millî Kütüphane Yazmalar Kataloğu I. C.: Genel konular,
Metafizik, Gizli ilimler. Ankara 1987.
2.
Millî Kütüphane Yazmalar Kataloğu II. C.: Gizli İlimler,
Psikoloji, Mantık, Felsefe. Ankara 1988.
3.
Millî Kütüphane Yazmalar Kataloğu III. C.: İslâm dini,
Kur'an Bilimleri, Tefsir. Ankara 1992.
4.
Millî Kütüphane Yazmalar Kataloğu IV. C.: Hadis. Ankara
1994.
5.
Millî Kütüphane Yazmalar Kataloğu V. C.: Akaid ve Kelâm.
Ankara 1997.
6.
Milli Kütüphane Yazmalar Kataloğu VI. C.: Türkçe
Divanlar. Ankara 2001.
7.
Milli Kütüphane Yazmalar Kataloğu VII. C.: Cönkler.
Ankara 2002
7.1.2.TÜRKİYE DIŞINDAKİ YAZMA KATALOGLARI:
Bir katalog uzmanının bilmesi gereken diğer bir önemli
unsur da Arapça, Farsça, Türkçe yazma eserleri oluşturan
yabancı kitapların basılı kataloglarıdır. 1973 yılından
sonra Türkiye dışındaki ülkelerde yayımlanan Türkçe
yazma katalogları:
A.Almanya'daki Türkçe Yazma Eserlerin Katalogları:
Hanna Schrweide, Türkische Handschriften. Wiesbaden:
1974 ve 1968. ; Manfred Götz, Türkische Handschriften.
Wiesbaden: 1979.; Barbara Flemming, Türkische
Handschriften. Wiesbaden: 1968. Toplam 5 cilt halinde
olan bu eserler Almanya'daki Türkçe eserlerin toplu
kataloglarını içermektedir.
B.Mısır'daki Türkçe Yazma Eserlerin Katalogları:
Türkçe yazmalara ait önemli bir yayın da Mısır Millî
Kütüphanesi'nde mevcut olan Türkçe yazmalarla ilgilidir.
Şimdilik 3 cildi basılan bu katalogda önemli Türkçe
eserler vardır: Mısır Millî Kütüphanesi, Türkçe Yazmalar
Katalogu: 1870-1980, 3 c., I.C: A-H ; II. C. : H-S ;
III. C. : Ş-G.
7.2.BASILI KATALOGLAR :
Kataloglayıcının bir görevi de katalogladığı yazma
eserin özellikle varsa Arap harfli baskılarını izleyip
onu da kataloga işlemektir. Türkçe eserler için bu
konuda basılı kataloglar yardımcı olacaktır.
7.2.1.BASILI TÜRKÇE KATALOGLAR:
M.
Orhan Durusoy, İstanbul Belediye Kütüphanesi Alfabetik
Katalogu III; Osman Ergin Kitapları (İstanbul 1954),
Fehmi Edhem Karatay, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi
Türkçe Basmalar Alfabe Katalogu, 2c. (İstanbul 1956); M.
Seyfettin Özege, Eski Harflerle Basılmış Türkçe Eserler
Katalogu, 5c. (İstanbul 1971-1989); Azerbaycan Kitabı:
Bibliyografya, 2c. (Bakü 1963-1982); Prof.Dr. Haluk
İpekten ve Prof. Dr. Mustafa İsen tarafından hazırlanan
Basılı Divanlar Katalogu, Akçağ Yayınları tarafından
Ankara'da 1997 yılında basılmıştır.
Milli Kütüphane'de Mevcut Arap Harfli Türkçe Kitapların
Muvakkat Kataloğu, Gen. 2. bs. 9 fsk. 1 ek fsk. (Ankara
1964-1971) Bu katalog yeniden düzenlenmiş ve Türkiye
Basmaları Toplu Katalogu (TÜBATOK) Projesi kapsamında
Millî Kütüphane Başkanlığı'nca şimdiye kadar 5 cilt
basılmıştır. Bunlar da:
1.a.Türkiye
Basmaları Toplu Kataloğu Arap Harfli Türkçe Eserler
(1729-1928 1.cilt 1.bölüm (A-Ali el Karî) Ankara 1990.
b.Türkiye Basmaları Toplu Kataloğu Arap Harfli Türkçe
Eserler. (1729-1928) 1. cilt 2.bölüm (Ali Kâzım-Aznavur)
Ankara 1990.
2.Türkiye
Basmaları Toplu Kataloğu Arap Harfli Türkçe Eserler.
(1729-1928) 2. cilt. (B-Ç) Ankara 1992.
3.Türkiye
Basmaları Toplu Kataloğu Arap Harfli Türkçe Eserler.
(1729-1928) 3. cilt. (D-E) Ankara 1994.
4.Türkiye
Basmaları Toplu Kataloğu Arap Harfli Türkçe Eserler.
(1729-1928) 4. cilt. (F-G) Ankara 1995.
5.Türkiye
Basmaları Toplu Kataloğu Arap Harfli Türkçe Eserler.
(1729-1928) 5. cilt. (H) Ankara 1998.
7.2.2.BASILI ÇEŞİTLİ DİLLERDEKİ KATALOGLAR:
İsmet Binark ve Halit Eren tarafından hazırlanıp
İstanbul'da 1986 yılında IRCICA tarafından yayınlanan
eser: World Bibliography of Translations of the Meaning
of the Holy Qur'an printed translations 1515-1980.
7.2.3.TÜRKİYE DIŞINDAKİ KATALOGLAR:
A.Farsça Eser Katalogları
Genellikle kataloglar, bir koleskiyon bütünüyle ele
alındığı için o koleksiyondaki mevcut her dilden
yazmalar söz konusu edilmiş, Farsça eserler ayrıca ele
alınmamıştır. İranlılar kendi ülkelerindeki yazma eser
kataloglarını zaman zaman yayınlamışlardır. Bunlar
arasında en önemlileri:
a.
Munzavi, Fihrist-i Nushaha-yı Hatti-i Farisi 6 c. Tahran
1348-53/1929-35; Ali Naki Munzevi, Fihrist-i
Kitabhane-İhda'i-i Aka-yi Muhammed Mişkat be-Kitabhane-i
Danişgah-i Tahran 2 c. Tahran 1330; Mahmud Mar'aşi,
Fihrist-i Nushaha-yi Hatti-i Kitabhane-i Umumi-i
Hazret-i Ayetallah el-Uzma Necefi Mar'aşi, 14 c. Tahran;
Yusuf İ'tisami ve başkaları, Fihrist-i Kitabhane-i
Meclis-i Şura-yi Milli, 18 c. Tahran 1305; İrec Afşar ve
Taki Daniş Peju, Fihrist-i Kitabha-yi Hatti-i
Kitabhane-i Milli-i Melik 2 c. Tahran 1354; Muhammed Ali
Müderris, Reyhanetü'l-Edeb, 6 c. Tebriz (1327-); Bedri
Atabay, Fihrist-i Kitabhane-i Saltanati. 4 c. Tahran
(1353-)
b.W.
Pertsch, Verzeichnis der Persischen Hand-scriften zu
Berlin. Berlin 1888 ; Charles Rieu, Catalogue of the
Persian Manuscripts in the British Museum, 3 c. London
1879-83; Suppl. 1895 ; Muhammed Ashraful Hukk, Hermann
Ethe ve E. Robertson, A Descriptive Catalogue of the
Arabic and Persian Manuscirpts in Edinburgh University
Library. Edinburgh 1925; Edward G. Browne, A Descriptive
Catalogue of the Oriental MSS. Belonging to the Late
E.G. Browne, Tamamlayan ve düzenleyen R.A. Nicholson.
Cambridge 1932; E. Blochet, Catalogues des Manuscripts
Persans de la Bibliotheque Nationale, 4 c.Paris 1905-12;
Ettore Rossi, Elenco dei Manoscritti Persiani della
Bibliateca Vaticana. Vatikanstandt 1948; Hermann Ethe,
Catalogue of the Persian Manuscripts in the Library of
the India Office I.Oxford 1903; H.Ethe ve Edwards,
Containing additional Descriptions and Indices, 2. c.
Oxford 1937; W. Eilers-W. Heinz, Persische Handscripten.
Weisbaden 1968; S. Dıvshalı ve P. Luft, Persische
Handscripten. Weisbaden 1980.
B.Mısır Millî Kütüphanesi Türkçe Basmalar Katalogu:
Bu
katalog 3 cilttir. (Kahire 1982-1983) Buradaki eserler
1870-1969 yılları arasında basılan eserleri kapsayan bu
katalog bir heyet tarafından hazırlanmıştır.
IV. BÖLÜM
YAZMA ESERLERİN KORUNMASI BAKIMI VE
TEMİZLİĞİ
|